Hira-Nur Dağı'nın çocukları vahyin hakikatini kuşanınca; Olimpos Dağı'nın çocukları da Karl Marks'ın sosyalizma adına kurşun sıkan dağ eşkiyaları da hezimete uğrayacak. İnsanlık yeniden İslâm'la aradığı, özlemini çektiği hürriyete kavuşacaktır.
İngilizler tarafından üs olarak kullanılan Cape Coast Kalesi'nin üst katında yer alan komuta dairesi, insanlık tarihinin en çirkin olaylarına tanıklık etmiştir. İngiliz komutan her gün dairenin balkonuna çıkar, aşağıda yer alan avluda beğenisine sunulan dört köle kadından birini seçer, okyanusta yıkattırır, sonra ona tecavüz ederdi. Direnen kadınlar, işkence odasına alınır, bütün baskılara rağmen iffet mücadelesinden vazgeçmezlerse, öldürülüp Atlas Okyanusu'na atılırdı.
Kur'ân-ı Kerim, mü'minleri Dünya'da ve Ahiret'te insanlığın faydasına olacak bütün ilimlerle meşgul olmaya çağırır; Tıp, Kozmoloji, Botanik ve Zooloji gibi ilim dallarıyla uğraşanları da âlim kabul eder. Nitekim bu ilimlerden bahseden ayetlerin siyakında, "Muhakkak, kulları içinden ancak alimler, Allah'ın büyüklüğü karşısında heyecan duyarlar." buyrularak, mezkûr ilimlerde mütehassıs olanların da -dereceleri farklı olmakla birlikte- müfessir, muhaddis, fakih ve mütekellim gibi ulema kadrosundan olduklarına işaret edilmektedir.
İslâm Müslüman'a; "Bir şeyler yap. Eğer Hz. İbrâhim'i yakacak ateşe su taşıyacak ellerin yoksa, seni Müslümanların safına götürecek ayakların var ya!" der.