İslâm adına herkesin, aklına geleni söyleme özgürlüğüne (!) sahip olduğu günümüz Türkiye'sinde, Akaid'den Fıkh'a, Tasavvuf'tan Hadis/Sünnet'e kadar her konuda ortaya atılan bir yığın iddia, beyinleri ve kalpleri allak bullak ediyor. Ne gariptir ki, müsbet ilimler konusunda yaşanan uzmanlık alanları ayrışması ve bu alanda genel çerçevede bilgi ve formasyon sahibi olanların dahi, uzmanlık isteyen noktalarda "bu benim saham değil" diyerek geri çekilmesi vâkıası, nedense İslâmî ilimler söz konusu olduğunda birden kaybolmakta ve herkes "İslâm uzmanı" kesilmektedir.
Hal böyle olunca, İslâm adına ileri sürülen -birbiriyle taban tabana zıt- yığınla iddia ve tezin akılları karıştırması kaçınılmaz hâle gelmektedir. Ehil kimselerin sürekli olarak susmayı tercih etmesi ya da sesini yeterince yükseltememesi sonucunda halk, rüzgârın önündeki kuru yapraklar misali çaresiz bir o yana, bir bu yana savrulmaktan kurtulamamaktadır.