Çağdaş edebiyata güvenim yok demiyorum. Ama değerli vaktimi de zamanın vaftiz etmediği eserleri okuyarak ziyan etmek istemem. Hayat zaten yeterince kısa
odamı paylaştığım delikanlı tam anlamıyla bir temizlik hastasıydı. Perdeleri bile yıkadığını başkalarına söyledim, ama kimse bana inanmak istemedi. Galiba kimse perdelerin de ara sıra yıkanması gerektiğini bilmiyordu. Sonsuza dek pencerelerde asılı kalmaya mahkûm olduklarına inanılmıştı bir kez. O zaman bana, oda arkadaşımın delinin biri olduğunu söylediler. Ardından da ona bir faşistmiş gibi davrandılar.
Kendime soruyorum, acaba bedenimin içinde karanlık bir yer mi var diye, uzak bir bölge, en önemli anılarımın üst üste yığılıp balçığa dönüştüğü bir yer.