8/10
·352 syf.··
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:23
Öncelikle Simon’un hasta ruhundan bahsetmek istiyorum. Kendisini öldürmek istemesi ayrı bunu yaparken de ünlü olmak, dikkat çekmek için alışagelmişin dışında dört kişinin daha hayatını mahvetmek istemesi ayrı ruh hastalık belirtisi. Bunu planlayacak zekası da ayrı iğrenç. Gerçek hayattaki örneklerini de birebir yaşayaınca insan ister istemez daha rahatsız bir şekilde okuyor. Addy’nin Jake’in zincirlerinden kurtulup muhteşem bir karakter gelişimi gösterdi yani bayıldım. Nate.. benim vişneli kekim kendisi favori karakterlerimden biri. Ancak son kısımlarda Browyn’e yaptığı beni bile yaraladı ama benim best couple araları düzeldi. İnsanların düşünceleri, aile baskısı yüzünden Cooper’ın olmak istediği kişiden uzakta olması beni üzmüştü ancak cinayet zanlısı ekibiyle bunu aştııı. Veee arkadaşlıkları çokkk tatlıydı. Birbirleirni en iyi onlar anlar o yüzden hep destek çıktılar Kitapta en sevdiğim şey ise karakterin gelişimlerini bizzat onların ağzından okuyarak görmek, onların hayatlarını kendi ağzından okumak.
Birimiz Yalan SöylüyorKaren M. McManus · Yabancı Yayınları · 20173,516 okunma
8/10
·496 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:00
Yakışıklı, uçarı, sorumsuz ve çapkın Çavuş Troy... Saygın, ağırbaşlı, oturaklı ve zengin Blakwood... Veee Bathsheba'ı canından bile çok seven, becerikli, girişken, fedakar ama fakir Gabriel... Bu üç talihliden hangisini seçeceğine karar veremeyen, başına buyruk, cesur, bağımsızlığına düşkün, genç ve güzel Bathsheba. Kitap Gabriel ile Bathsheba'nın karşılaşmalarıyla başlar. Gabriel, daha ilk görüşte ondan etkilenir. Bathsheba ise amcasından miras kalan çiftliği yönetme işine soyunur. Bu süreçte Gabriel yaşadığı bazı talihsizlikler sonucunda Bathsheba'nın çiftliğinde çobanlığa başlar. Gabriel'in ona olan sevgisini içine gömmekten başka çaresi yoktur artık. Bathsheba bir yandan çiftliği yönetmeye çalışırken diğer yandan evleneceği kişiyi seçmeye çalışır. Bizler de kitabı "Onu mu, bunu mu seçecek?" diye hem merakla hem de Bathsheba'nın kararsızlıklarına sinir olarak okuruz. Bakalım Bathsheba doğru kararı verebilecek mi? Hep "Aşk mı, mantık mı? "diye soruyoruz ama bu ikisinin birleştiği başka bir seçenek daha yok mudur acaba? Kitap bizi hayali Wessex'teki Everdene Çifliğinde gezdirecek, Çoban Oak ile bizlere koyunları otlatacak ve çiftçiliğin inceliklerini öğretecek. Yazar başta önemsiz gibi görünen olayları birbirine çok güzel bağlamış. Karakter sayısının az olması okumayı daha da kolaylaştırıyor. İçinizi ısıtacak bir aşk hikâyesi okumak istiyorsanız bu kitabı listenize eklemelisiniz. Zaman zaman durağanlaşsa da güçlü kadın karakterleri okumayı sevenler bu kitabı büyük bir keyifle okuyacaklardır. Sonuyla kalbimi fetheden bir kitap oldu. Son olarak genç kızlar, kendinize Gabriel gibi seven bir eş seçin. Tabii bulabilirseniz. Bir de erkekler, rica etsem sevgilinizi Gabriel gibi sevebilir misiniz? Kitaplı günler. . .
Çılgın Kalabalıktan UzakThomas Hardy · ‎Can Yayınları · 20254,389 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·360 syf.··
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 19:36
Adam Fawley serisinin son kitabıydı. Yazarı zaten biliyorum, seviyorum. Bu kitabı kendini okutuyor, merak unsuru çokça var. Ama asıl mesele Marina değilmiş gibi hissettim. Aslında hala Gavin Parrie konusu işleniyormuş, bir öncekinin devamı evet ama Gavin olarak devam etde olurmuş diye düşünüyorum. Bir istismar şikayeti üzerine başlıyor kitap, ilk başta masum ve kurban gerçekten belli olmuyor. Tahminler yine çıkmıyor fakat Gavin konusu daha çok işlenmiş. Onu okuduğum bölümler daha heyecanlıydı. Veee alkışlar biraz da Alex’e. Kadın çok güzel yerlere parmak bastı. Serinin en arada kaldığım kitabı diyebilirim, beğendim fakat biraz da konu karmaşasından puan kırdım.
Marina Fisher Ne Saklıyor?Cara Hunter · Olimpos Yayınları · 202591 okunma
10/10
·504 syf.·
2026 26. kitabı
Veee Mayıs ayının en son seçkisi ve kitabı;İnsanların En Gizli Hatırası,kitabı kitaplıkta görünce hemen gençliğimin en güzel hatıraları geldi aklıma....Aldı ve götürdü beni arkasını bile okumadan aldım kitabı ve hemen bir kahve eşliğinde aldığım saatin dakikasında okumaya başladım.Yazarımız,Sarr'ın edebiyat,kimlik,hafıza ve yaratıcılık üzerine kurduğu katmanlı bir romandır.Kitap,hem bir edebiyat dedektifliği hikayesi hem de yazarlığın anlamını sorgulayan felsefi bir eserdir.Romanın merkezinde Paris'te yaşayan genç Senegalli yazar Diegane Latyr Faye bulunur.Diegane,yıllar önce yayımlandıktan sonra ortadan kaybolan gizemli bir Afrikalı yazarın izini sürmeye başlar.T.C.Elimane adlı bu yazar,yayımladığı tek romanla büyük yankı uyandırmış, ardından intihal suçlamalarıyla karşı karşıya kalmış ve esrarengiz biçimde kaybolmuştur. Diegane'nin araştırması,onu kıtalar arasında uzanan bir yolculuğa çıkarırken edebiyat dünyasının görünmeyen yüzüyle de karşılaştırır.Sarr,bir kitabın nasıl doğduğunu,bir yazarın hangi bedelleri ödediğini ve sanatın insan hayatındaki yerini sorgular biçinde anlatmış.Roman boyunca Borges, Bolano ve Proust gibi yazarları hatırlatan göndermeler eklemiş.Afrikalı bir yazarın kabul görmek için hangi beklentilerle karşılaştığını,sömürgecilik sonrası kültürel ilişkileri ve edebiyatın güç dengelerini ustalıkla işlemiş.Afrikalı olmak,göçmen olmak ve iki kültür arasında yaşamak romanın önemli meselelerindendir.İnsanların En Gizli Hatırası,kolay okunan bir roman değildir;dikkat ve sabır ister.Ancak sunduğu düşünsel derinlik,edebiyat sevgisi ve gizemli atmosfer sayesinde okurunu bolca ödüllendiriyor.Özellikle kitaplar hakkında yazılmış kitapları sevenler için son yılların en etkileyici romanlarından birisi bence. Bir insan öldükten sonra geriye ne kalır?Hatıralar
İnsanların En Gizli HatırasıMohamed Mbougar Sarr · Everest Yayınları · 2024146 okunma
Üçlemenin son kitabı KAÇAK
Puan vermedi·226 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 00:00
HANIMIN ÇİFTLİĞİ ÜÇLEMESİ BİTTİ! Hanımın Çiftliği üçlemesi bitti ve geriye tek bir soru kaldı: Kaçak, seriye yakışan bir final mi yoksa büyük bir ters köşe mi? İlk iki kitaptaki o entrikalı çiftlik hayatını, Güllü’nün güç savaşlarını bekleyerek kapağını açtım ama Orhan Kemal beni bambaşka bir yere götürdü. Bu kitapta odağımız tamamen Muzaffer Bey’i öldüren Habip ve onun kaçış hikayesi. Güllü’nün arka planda kalması beni şaşırtttı.Seriden kopuk, bağımsız bir uzun hikaye gibi hissettirse de, edebiyatımızın o toplumcu gerçekçi damarını sonuna kadar hissettiren bir eser. Ancak beni en çok zorlayan, kitabın sonunun tamamen ucu açık, adeta yarım kalmış gibi bitmesi oldu. Ne Habip’in akıbetini tam olarak öğrenebiliyoruz ne de ilk iki kitabın devi Güllü’nün sonunu... Yazar sanki hikayeyi bitirmemiş de hayatın akışına bırakmış gibi. Bu ucu açıklık ve belirsizlik beni biraz havada bıraktı diyebilirim. Siz üçlemeyi okudunuz mu? Kaçak’ın bu belirsiz finali sizde de aynı tatminsizlik hissini yarattı mı, yoksa hikayeyi bu haliyle sevdiniz mi? Yorumlarda buluşalım! Veee bu uzun yolda benimle aynı duyguları paylaşan çok değerli dostum Pelin K. sonsuz teşekkür ederim
Kaçak (Hanımın Çiftliği 3)Orhan Kemal · Everest Yayınları · 2023817 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 42. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 17:18
Düşerken benim Tarık Tufanla tanışma kitabım.Açıkçası doğru kitapla mı başladım hâlâ emin değilim. Kitap hikâyesini olaylardan çok insanların iç dünyası üzerinden anlatıyor. Bu yüzden okurken aslında sayfalar boyunca bir olay örgüsünden ziyade karakterlerin zihninin görüyoruz. Özellikle İshak karakteri… Kitabın başında inanılmaz sinirlendim. Gerçekten bazı sayfalarda adama küfür ederek okudum. Yaptığı şeyin hiçbir açıklaması olamazmış gibi geldi. Hiçbir sebep onu haklı çıkaramazdı benim için… Ama sayfalar ilerledikçe İshak’ın neden o noktaya sürüklendiğini anlamaya başladım bu kez ona öfkelenmek yerine hak verdim. Az bile yapmış.Neyse... Tarık Tufan’ın kalemi bence gerçekten güçlü. Kitapta öyle cümleler vardı ki okurken insanın boğazına düğümleniyor. Bazı satırlardan sonra birkaç saniye boş duvara bakıp düşünmek istiyorsunuz. Acıyı anlatma biçiminde edebî bir güç var. Ama işte amaaaa.. Bence kitap yer yer gereğinden fazla uzatılmıştı. Bazı sahnelerde acıyı hissettirmek yerine dramatik etkiyi büyütmek için olayların ve duyguların tekrar tekrar uzatıldığını düşündüm. Bir noktadan sonra doğal bir keder anlatmıyor da acının estetiğine başlıyor gibi. Bu da bence gereksiz ve yorucu. Veee o son. Açıkçası kitabın finalini sevemedim. O kadar kırılmışlığın, o kadar iç çöküşün ardından gelen son bana biraz havada kalmış gibi geldi. Özellikle İshak’ın sonunun daha farklı bağlanmasını beklemiştim. Julide’ye ne olduğu konusunda da daha net bir şey beklemiştim. Çünkü kitap boyunca karakterlerin acısına bu kadar ortak edilmişken, finalde okurun eline yalnızca belirsizlik bırakılmasını sevmiyorum. Sanki bazı şeyler gerçekten tamamlanmadan bitirilmiş gibiydi. Normalde bu kadar karanlık, boğucu ve melankolik kitapları çok seven biri değilim. Çünkü hayat zaten yeterince ağır. İnsan
DüşerkenTarık Tufan · Doğan Kitap · 20228,5bin okunma