aşksız da dolaşabilir insan bir ömür arzı,
sevda delili değil ki
yazgının akşamlar ettiğine.
bu korun fitiline zaten
bordonu bağlamışsın,
dünyaya fırlatılmış olmak
yeter sonsuz ıstırabına
demişim kendime
ama
gözlerin kara.
bakışlarıma dolaşık bir dalgınlığı,
ne yapsam ayıramadım etimden
hep aynı yerden provasını yaptığım kabuğu,
ıslattı umarsız kovulmuşluğum.
çünkü dedim;
en kestirme yol bilinendir,
göz alışır zifiriye,
kırılır burun direği,
bildiğim şeyler öyle çoktu ki
aklım tırmanır dedim bu duvarı.
fakat
bilmediğim yerimden davrandım;
ah benim sıska kalbim
bilmediğim yerden geldin;
ah kara gözlerin
dünyanın serin bir sabahında
kabul ettim,
yaşamın ölümden tekil olduğunu.