Düşünmesi acı gelebilir belki ama zeka güzellikten hiç şüphesiz daha kalıcıdır. İşte bu yüzden gereğinden uzun bir eğitim hayatının zahmetlerine katlanmıyor muyuz? Bu vahşi, kıran kırana hayatta kalma mücadelesinde kalıcı bir şeylere sahip olmak ister, bu yüzden de yerimizi koruyabilmeye dair aptalca bir umutla kafamızı binbir türlü zırvayla ve doğruyla doldururuz.
"Kim bilir, belki de, benim bütün aşkım sahte, hayali bir histi, belki de, ninemin dizi dibinde oturduğum için bir haylazlık, bir saçmalık olarak başlamıştı? Belki de başka birini sevmeliydim, onu değil, öyle birini değil, başka birini..."
"Sanmayın ki ben öyle vefasız ve uçarıyım, sanmayın ki ben öyle kolayca ve hemen unutup değişebilirim... Bütün bir yıl onu sevdim ve Tanrı şahidimdir ki hiç, hatta düşüncede bile hiç ona sadakatsiz olmadım. O bunu hor gördü ; o benimle alay etti - Tanrı'ya emanet olsun! Ama beni yaraladı ve kalbimi incitti.
Ben.. ben onu sevmiyorum çünkü ancak asil olan, beni anlayan, yüce gönüllü birini sevebilirim ;çünkü öyleyim ben ve o bana layık değil yani, Tanrı' ya emanet olsun! İyi ki böyle yaptı, yoksa onun böyle biri olduğunu daha sonra öğrenecek ve aldanmış olacaktım...