Velespit :)))))hahaa
°1899 yılıydı henüz. Oturanlar velespit nedir, nasıl bilmiyorlarsa Dila Hanım da bilmiyordu. Anlatan; "Hani nasıldır kahve değirmeni, nasıldır çıkrık, velespit de öyledir. İki tekerlekli. Ayaklarının altında bir dişliyi döndürürsün. Ön tekerliği elinin altında dümenle tutarsın. Arka tekerlek iter, sen ön tekerleği nereye çevirirsen velespit oraya gider." Dinleyenler "Allah Allah!" diyorlardı, "koskoca Salih Ağa'nın oğlu! Ahırları at dolu araba dolu! Nerden heves etmiş bu şeytan icadına?"°
«Nasıldır kahve değirmeni, nasıldır çıkırık, kolunu döndürürsün bir çark öbür çarkı, bir dişli öbür dişliyi döndürür, velespit de o türlü, iki tekerlekli. Ayaklarının altında bir dişliyi döndürürsün, o dişlinin zinciri arka tekerleği döndürür.. Ön tekerleği elinin altında dümenle tutarsın. Arka tekerlek iter, sen ön tekerleği nereye tutarsan velespit oraya gider.»
Reklam
Orada her türlü hayvan dahil, velespit pompasından çaputa, patatesten pekmeze kadar ne bulursa alabilir veya satabilirdi. Harpten beri ne satacak ne de alacak kadar bolluk vardı; ayrı mesele.
Sayfa 12
Osmanlı yollarında bisiklet
Birçok yazı ve karikatüre konu olan, 1950'lere kadar "velospit" veya "velespit" denen bisiklete halk arasında "şeytan arabası" lakabı takıldı. Ahmet Rasim de "cin arabası" olarak tanımlardı bisikleti.
Sayfa 59
Bisiklet
İlk adı: Velosipet idi.Velos,Latince çabuk giden manasındadır;ötesini iyi bilmiyorum amma İtalyanca ayak manasında kullanılan kelimeden alınmış olsa gerektir;meraklıları asri bir isim olan (pedikür) e müracaat buyursunlar.Maamafih işbu aletin zebanzedi: Velespit,filispit ve lakabı ise:Şeytan arabası idi.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Baltimore Telegraph gazetesi, icat ülkeye(ABD) geldiğinde drezini, “Tuhaf, iki tekerli, velespit denen... ve atlar yerine ahmakların kullandığı bir çeşit araç” olarak tarif etti, ki bu yorum genel görüşü gayet net bir şekilde özetliyordu.
Sayfa 20·Kitabı okudu