"1913'te dünya ve toplumun görünümü şöyleydi; Hayat bütünüyle kuşatılmış ve zincirlenmiş. Bir çeşit ekonomik kadercilik hakim; her bir bireye istese de istemese de belirli bir rol biçilmiş ve bu rolle birlikte karakteri ve çıkarları atanmış. Kilise önemsiz bir "kefaret fabrikası" edebiyatı ise emniyet subabı olarak görülüyor... Sürekli karşımıza çıkan çıkan önemli soru şu: Bir yerlerde bi duruma son verebilecek kadar büyük bir güç var mı? Eğer yoksa, insan bu durumdan nasıl kurtulabilir?"
Sayfa 3 - kaktüs psikoloji yayınevi