m

ne yaparsam yapayım, anladığın kadarım
"Yorgunsun," dedi. Gözkapaklarımı zorla aralayıp, "Evet," dedim. Gözlerindeki yeşil daha da koyulaştı. "O itoğlu it ne yaptı sana?" diye sordu. Uykudan apansız uyandırılan biri gibi kendime geldim. "Kimi kastediyorsun?" Omuzlarındaki şala daha sıkı sarınıp esnedi; aynı yumuşak uykulu sesle konuşmaya devam etti: "Onlardan biri işte. Kim olduğu fark etmez. Hepsi aynıdır, başka başka adlar altında hepsi aynı bokun soyudur. Mahmut, Hasan, Fevzi, Sabri, İbrahim, Avden, Beyumi."
Sayfa 59·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ancak o geceden sonra o küfürleri Beyumi'den de, arkadaşlarından da sık sık işittim. Böylece seslerine alıştım, kapıyı açmaya çalışıp da kilitli olduğunu görünce aynı küfürleri ben de kullanmaya başlamıştım. Kapıyı zorlayıp tam anasına sövmek, "Beyumi, seni o..." diye bağırmak üzereyken bunun doğru olmadığını düşünerek sözcükleri yutardım. Böylece onun yerine babasına küfretmeye başladım.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Eve ilk gittiğimizde mevsim kıştı, geceler soğuk oluyordu. "Sen yatakta yat, ben yerde yatarım," dedi. Ama ben kabul etmedim. Yer yatağına yatıp uyumaya koyuldum. Kolumdan tuttuğu gibi yatağa götürdü. Yanında boynum bükük yürüdüm. Öyle utanmıştım ki, birkaç kez tökezledim. O güne kadar kimse beni kendinden üstün tutmamıştı. Babam kışın ocağın olduğu odada yatar, beni en soğuk odaya yollardı. Amcam yatakta yatar, ben tahta sedirde uyurdum. Evlendiğim zaman da, kocam yediğimin iki katı yedi, gene de gözünü tabağımdan ayırmadı.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Birlikte onun evine giderken bir manavın önünde durup bana, "Portakal mı seversin, mandalina mı?" diye sordu. Cevap vermeye çalıştım, ama sesim çıkmadı. O güne kadar kimse bana portakal mı mandalina mı sevdiğimi sormamıştı. Babam bana hiç meyva almazdı, amcamla kocam da ne istediğimi hiç sormadan alırlardı. Açıkçası, ben de mandalinayı mı, portakalı mı tercih ettiğimi hiç düşünmemiştim. Sorusunu yineledi: "Portakal mı seversin, mandalina mı?" "Mandalina," dedim. Ancak o mandalinaları alır almaz, portakalı daha çok sevdiğimi fark ettim, ama bunu ona söylemeye utandım, çünkü mandalina daha ucuzdu.
Sayfa 55·Kitabı okudu
O gün, beni terliğiyle dövmüştü. Yüzüm, bedenim çürük içinde kalmıştı. Evi terk edip amcamın evine gittim. Oysa amcam bütün kocaların karılarını dövdüğünü söyledi. Amcama kendisi gibi saygıdeğer bir şeyhin, dini bütün bir adamın karısını dövme alışkanlığında olamayacağını hatırlattım. Yengem, asıl ulemaların karılarını dövdüğü karşılığını verdi. Din kuralları böyle bir cezaya izin veriyordu. Dini bütün bir kadın kocasından yakınmamalıydı. Kadının görevi, kocasına sorgusuz sualsiz itaat etmekti.
Sayfa 52·Kitabı okudu