• “Bölge barışını güçlendiren, yeni ve seçkin Türk devletine bugünkü görüntüsünü veren ve bu girişimleri iç reform hareketleriyle birlikte yürüten Mustafa Kemal Paşa’yı, Yüksek Nobel Barış Ödülü için aday göstermekle şeref kazanmaktayım.”
  • Venizelos'un teklifi...

    (En azılı düşmanın bile sana saygı duyuyor, dünya hamlelerin karşısında şaşkına dönmüş, 1923-38 yıllarında 100 yıllık kalkınmayı başarıyorsun, ekonomik gücünü topluyor, askeri alanda ve silah sanayisinde tamamen millileşme sağlıyorsun. Uçak üretiminden ayakkabı fabrikalarına kadar her alanda varsın. Savaş alanında dünyanın en iyi ordusu emrin altında ve sen "Yurtta sulh cihanda sulh" diyorsun. Çok büyüsün paşam !)

    Tarihte Bugün

    12 Ocak 1934 - Yunanistan eski Başbakanı Venizelos'un, Nobel Ödülü Komitesi Başkanlığı'na Atatürk'ü, Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiğini bildiren mektubu: "Barışı sağlamlaştırma hareketi, yeni ve seçkin Türk Devleti'ne bugünkü görüntüsünü veren tüm iç reform hareketleri ile birlikte yürümüştür. Mustafa Kemal Paşa'yı, Yüksek Nobel Barış Ödülü için aday göstermekle şeref kazanırım."
  • Venizelos'un nobel komitesi başkanlığına yazdığı mektup şöyledir:

    atina 12 ocak 1934
    nobel ödülü komitesi başkanlığına,
    oslo-norveç
    bay başkan,
    yedi asra yakın bir süre zarfında yakın doğu ve orta avrupa’nın büyük bir kısmı kanlı mücadelelere sahne olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu ve sultanların mutlakiyetçi idareleri bunun başlıca amili idi.hıristiyan milletlerin imparatorluğa bağlanmaları ve bundan mütevellit salibin hilal’e karşı yaptığı kaçınılmaz mücadeleler kurtulma emeli ile bu milletlerce yapılan isyanlar, osmanlı imparatorluğu sultanların idaresinde kaldığı sürece devamlı tehlike kaynağı teşkil eden bir durum husule getiriyordu.
    Mustafa Kemal paşanın muhasımlarına karşı yaptığı millî harekatın galibiyetle sonuçlanmasını müteakip 1923 yılında TĞRKİYE CUMHURİYETİ'’nin kurulması bu istikrarsız duruma son verdi.
    bir milletin hayatında bu kadar kısa süre içinde böylesine köklü bir değişme nadir vuku bulmuştur.
    teokratik bir rejim içinde yaşayan, din ile hukuk kavramlarının birbirine karıştığı çökme yolundaki bir imparatorluğun yerini güç ve hayat dolu modern ve millî bir devlet almıştır.
    büyük devrimci Mustafa Kemal paşanın başlattığı hızla mutlakiyetçi sultanlar rejimi yıkılmış ve gerçekten lâik bir devlet kurulmuştur. millet tümü ile çağdaş uygarlıkların önünde yer almak için şevk ile ilerleme yolunda bir atılım yapmıştır.
    barışı takviye hareketi ,yeni ve seçkin Türk devletine bugünkü görüntüsünü veren tüm iç reform hareketleri ile birlikte yürümüştür.
    TÜRKİYE, yabancı unsurlarla meskun vilâyetlerini terk etmek hususunda tereddüt etmemiş ve antlaşmalarda da belirtildiği üzere kendi millî sınırları ile samimi şekilde iktifa ederek yakın doğuda barışın gerçek savunucusu olmuştur.
    kanlı mücadeleler nedeni ile uzun yıllar türkiye ile düşman durumunda kalan biz yunanlılar, osmanlı imparatorluğu’nun yerini alan bu ülkede vuku bulan bu köklü değişikliğin etkilerini duyan ilk kimseler olduk.
    Anadolu faciasının hemen akabinde kendini yenileyen türkiye’ye bir anlaşma fırsatı görerek elimizi uzattık. o bu uzanan eli samimiyetle kabul etti.
    ciddi anlaşmazlıklarla ayrılmış olan milletlere samimi bir barış örneği veren bu yakınlaşmadan sadece, iki ülke için olduğu kadar yakın doğu barışı için de yararlı sonuçlar doğmuştur.
    barışın medyun olduğu bu kıymetli katkının sahibi kişi,türkiye cumhurbaşkanı Mustafa Kemal paşadır. bu nedenle 1930 yılında yunan hükûmet başkanı sıfatı ile ben türk yunan paktı’nın imzası ile yakın doğu’da barışa doğru yeni bir devir başlarken Mustafa Kemal paşayı yüksek nobel barış ödülü için aday göstermekle şeref kazanırım.

    ihtiramatı faikamın kabulünü rica ederim bay başkan.
    e. k. veniselos