Rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı
Ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı
Asırlardır köhne barınaklarda
Küflenen, çürüyen çığlıklarımı
At vuruldu; içim paramparça Rüveyda
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu
Sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
Ben burda damla damla eriyip akıyorum
Yine de, çiğnetemem kimseye gururumu
İstenmediğim yeri sessizce terk ederim
Hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
Mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim
Nurullah Genç
"When Life Gives You Tangerines" senaristi, yönetmeni, oyuncuları hatta dekorları siz nasıl bir şeysiniz ya... İnsanda ciğer bırakmıyor kezzap gibi bir dizi yakıp geçti. Bugün internette gördüm bu filmi kadınlar hayatında 3 kez izlemeli diyor:
1.Gençken
2.Evlenince
3.Yaşlanınca
Her birinde farklı anlamlar çıkarıp filme farklı bir açıdan bakacaksınız diye de eklemiş. Ya ben bu adama ayrı ağlıyorum kadına ayrı. Nasıl yazabildiniz bu senaryoyu?.. 😭😭😭
Adam hayatını kadına adadı resmen kendisiyle ilgili yaptığı tek şey kadını sevmekti. Kadının berbat hayatına eklenmiş mükemmel bir detaydı.
Fırtınalı gecelerde dışarıdan rüzgarın uğultusu gelirken evde neden normalden daha huzurlu hissettiğimi hep merak ederdim.
Şimdi düşününce dışarıda taş üstünde taş bırakmayan, öfkesinden sağa sola saldıran rüzgarın ne yaparsa yapsın bana ulaşamayacağını bilmenin huzuruymuş o. İnsan hayatta da onu fırtınalardan koruyan insanların yanında kendini hep daha huzurlu hissediyor.