"Zavallı çocuklar! Sizlerin o minik elleri birkaç asırdan beri insanlığın altında inlediği esaret zincirlerini kırmak için değil, belki kendiniz gibi küçük kuşları, güzel çiçekleri okşamak içindir."
"Zavallı hafıza! Günden güne yok olduğunu hissettiğimiz, vücut denilen şu toprak yığının üzerinde durmadan yaşamaya çalışır durur. Bir hüznü andıran bakışı senelerce anımsar. Bir sözü, bir gülüşü yıllarca saklar. Etrafından baş dönmesi verecek şekilde büyük bir hızla geçen bütün anı ve üzüntüleri hemen kaydetmeye çalışır. Bu katlanılması güç çalışma ile bütün kuvvet ve dermanı kaybolunca bize ümit veren gelecek biter. Hayatımıza yoldaşlık eden geçmiş, unutkanlık denizi içinde yok olur. O zaman, ağır yara almış bir asker gibi, bizi mezarın kapısında bırakarak hizmetini terk eder."