AERIS

Bu hakların savunulmaya başlanılmasının ve gerçekleşmesinin arka planında, burjuva sınıfının feodal geleneklere dayanan "ayrıcalıklı" soylulara karşı savaşımı yatar. O çağın "Batı Dünyası"nda, ekonomik bakımdan güçlenen ticaret burjuvazisi ve özellikle de Sanayi Devrimi'nden sonra büyük zenginliklere kavuşan sanayi burjuvazisi, soyluların egemenliğine karşı savaşım başlatmıştı. Bu savaşımda özgürlük, eşitlik ve mülkiyet güvencesi gibi ilkeler, burjuvaziye -deyim yerindeyse- ideolojik "cephane" sağlıyordu. Bu savaşım sonunda gücünü kabul ettiren burjuva sınıfı, en temel bazı insan haklarının, ulusal anayasal belgeler düzeyinde hukuk düzenlemeleri haline gelmesini sağlamayı başarmıştı. Bu başarının sonuçları günümüze kadar süren etkiler yaratmıştır. Günümüzde artık hiç tartışmasız olarak kabul edilen kişi dokunulmazlığı, işkence yasağı, düzgün (adil) yargı, din ve vicdan özgürlüğü, toplanma özgürlüğü, basın ve anlatım özgürlüğü gibi "klasik" haklar bu yoldan evrensel kabul görmüş durumdadır.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Öte yandan, örneğin kişi dokunulmazlığı ya da işkence yasağı gibi konularda etkili sonuçların alınabilmesi için devletin, ilgili kamu görevlilerini insan hakları ve temel haklar konusunda eğitmesi, uygulamaları denetlemesi gerekmez mi? Bunun da, devletin görevi olması gerekmez mi?
Sayfa 60·Kitabı okudu
Bu sınıflandırma girişimlerinden birinde, insan hakları, "koruyucu" haklar; "isteme" hakları ve "katılma" hakları olarak üçe ayrılmaktadır. Bu bağlamda "koruyucu" haklardan, kişi dokunulmazlığı, konut dokunulmazlığı, zorla çalıştırma yasağı gibi kişinin daha çok "fizik" varlığını ilgilendiren dokunulmazlıkları ile düşünce, din ve vicdan özgürlüğü gibi "manevi" varlığının devletçe dokunulamaz değerleri anlaşılmaktadır. "İsteme" haklarının kapsamına ise, çalışma hakkı, dinlenme hakkı, grev hakkı, konut hakkı gibi, ekonomik ve sosyal nitelikli haklar girmektedir. Bunların ortak özelliği, devletin koruma hakları alanındaki "karışmama" (müdahale etmeme) gibi "negatif" bir davranışının değil; hakların gerçekleşmesi amacıyla somut biçimde karışan ve düzenleyen "pozitif" davranışlarının beklenmesidir. "Katılma" hakları denilen haklardan ise, insanın bir toplumsal-siyasal birimin parçası olarak, o birimin içinde oluşacak kararlara doğrudan ya da dolaylı biçimde katılmasını sağlayan haklar anlaşılmaktadır.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Çağdaş iletişim araçlarının gelişmesi karşısında, bireylerin kişisel özellikleriyle ve özel yaşamlarıyla ilgili bilgilerin, ilgilinin istenci dışında toplanıp, kullanılmasının önlenmesi bir zorunluluk olmuştur. Bunun sonucunda "kişisel bilgilerin ve verilerin korunması" konusu da insan hakları kavramının bir parçası haline gelmiştir.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Bildiri'de, devlet yönetiminde uyulması gereken temel bazı ilkeler de yer almıştır: insanların ve yurttaşların haklarının güvence altına alınması için kamu gücü gereklidir. Kamu gücünün kaynağı, ulustur. Hiç kimse ve hiçbir organ, kaynağı ulusta olmayan bir kamu yetkisi kullanamaz (madde 3).
Sayfa 38·Kitabı okudu