Bu sınıflandırma girişimlerinden birinde, insan hakları, "koruyucu" haklar; "isteme" hakları ve "katılma" hakları olarak üçe ayrılmaktadır. Bu bağlamda "koruyucu" haklardan, kişi dokunulmazlığı, konut dokunulmazlığı, zorla çalıştırma yasağı gibi kişinin daha çok "fizik" varlığını ilgilendiren dokunulmazlıkları ile düşünce, din ve vicdan özgürlüğü gibi "manevi" varlığının devletçe dokunulamaz değerleri anlaşılmaktadır.
"İsteme" haklarının kapsamına ise, çalışma hakkı, dinlenme hakkı, grev hakkı, konut hakkı gibi, ekonomik ve sosyal nitelikli haklar girmektedir. Bunların ortak özelliği, devletin koruma hakları alanındaki "karışmama" (müdahale etmeme) gibi "negatif" bir davranışının değil; hakların gerçekleşmesi amacıyla somut biçimde karışan ve düzenleyen "pozitif" davranışlarının beklenmesidir.
"Katılma" hakları denilen haklardan ise, insanın bir toplumsal-siyasal birimin parçası olarak, o birimin içinde oluşacak kararlara doğrudan ya da dolaylı biçimde katılmasını sağlayan haklar anlaşılmaktadır.