AERIS

Birleşmiş Milletler Örgütünün asıl karar organı olan, yani bağlayıcı nitelikte karar alabilen organı olan Güvenlik Konseyi'nde ise durum hayli farklıdır. Orada 5 Büyükler denilen devletlerin yani ABD, Birleşik Krallık (İngiltere), Çin, Fransa ve Rusya'nın "veto" yetkisi denilen gücü vardır. Bu 5 devletten bir tanesi bile olumsuz oy verirse, Güvenlik Konseyi'nden karar çıkmasına olanak bulunmamaktadır.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Günümüzde, herhangi bir hukuk sisteminin, gerek hukuk kurallarının yapılmasında, gerek bu kuralların uygulanmasında, insan hakları ülküsünü gerçekleştirmeye yaklaştığı ölçüde, adalete de yaklaştığını söylemek yanlış olmaz. Ancak dünyanın bugünkü durumuna bakarak, hiçbir ülkede bu ülkünün tam olarak gerçekleştiğini söylemek olanaklı değildir. Dünyada kalıcı barışın ve huzurun kurulması, bu ülkünün gerçekleşmesine bağlıdır.
Sayfa 85·Kitabı okudu
"İnsan Hakları" kavramı, bütün insanların, belli birtakım temel hak ve özgürlüklerden yararlanabilmesi gerektiği anlayışına dayanır. Başka bir deyişle, insan hakları bütün insanlara tanınması özlenen ideal bir haklar listesidir. Bu anlamda, devletlerin sınırlarından bağımsız olarak bütün insanların, insan onuruna yaraşır maddi ve manevi düzeye ulaştırılmasını amaçlar. Bu amaca ulaşılabilmesi için bütün insanların ırk, renk, dil, din, cinsiyet farklarına bakılmaksızın, haklardan eşit biçimde yararlanabilmesi gerekir.
Sayfa 84·Kitabı okudu
"Adalet mülkün temelidir" sözü, bu kavramın önemini belirtmektedir. Ancak, bu özdeyişte geçen "mülk" sözcüğü yanıltıcı olabilir. Bunu mülkiyetle ilgili olarak anlamak yanlıştır. Doğru anlam, adaletin devletin temeli olmasıdır. Bu özdeyişin anlamı şudur: Gerektiğinde fiziki güç kullanmayı ve giderek şiddet uygulanmasını da içeren, devlet iktidarını kullananlar, "adalet"e uygun davranmalıdır.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Adaletin; en yüksek ahlâk ülküsü, en iyi ve en doğru çözümü gösteren bir temel fikir, bir erdem olduğunu söyleyebiliriz. Ancak hemen belirtmek gerekir ki, adaletin ne olduğu, nasıl tanımlanacağı konusunda her zaman anlaşma sağlanamayabilir. Ayrıca, bu konuda anlaşma sağlanmış olsa bile, belirli somut durumlarda hangi tür davranışın daha "adil" olacağı konusunda görüşler farklı olabilir. Çünkü, adalet kavramı kişinin duygusuna ve dünya görüşüne; sezgisine, kültürel, ekonomik ya da sosyal durumuna göre değişik içerikler kazanabilmektedir. Ayrıca, ulusal yada bölgesel kültür farklılıkları, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişlik aşamalarının farklı olması gibi nedenlerle, adalet kavramı toplumdan topluma ve çağdan çağa da değişmektedir.
Sayfa 83·Kitabı okudu