Aslında üzerinde çok düşünmediğim ve düşündüğümde de çok çarpık ve anlayışsız şeyler düşündüğüm bir konuda bana farkındalık kazandırdı. Eşlerinden şiddet gören kadınlar... Ve yine de gidemeyen ve şans veren kadınlar. Bu konuda şu an iğrenç bulduğum düşüncelere sahipmişim, terk etmek ayrılmak çok kolay gibi düşünüyormuşum ve ayrılmadığı için kadına öfke duyuyormuşum bunu fark ettim. Neden kendine bunu yapıyor, mazoşist mi, hiçbir şekilde mantıklı değil diye düşünüyordum. Ama hayatın her alanında olduğu gibi bu alan da tamamen siyah ya da beyaz değil. İşin içinde insan duyguları olduğunda hiçbir şey siyah ya da beyaz olamıyor zaten. Empati sahibi bir insan olduğumu zannediyordum ama o kadınlarla hiç empati kuramamışım. Yazara bunu yapmamı sağladığı için minnettarım. Çok sevdiği, severek evlendiği, belki çocuğunun babası olan, beraber güldüğü üzüldüğü bir insandan şiddet görmek ve çaresizce bir daha yapmayacağına inanmak çok başkaymış. Kitabı okurken ben de çok sefer bir daha yapılmayacağına öyle ikna oldum ki şok ediciydi. Kitabın son sözünde yazarın kendi annesinin hayatından ilham alarak bu kitabı yazdığını okuduğumdaysa göz yaşlarımı tutamadım, o kadar etkilendim ki. İz bırakan bir kitap gerçekten. İnsanlara çok kolay bir şekilde tavsiye veriyoruz şöyle yap böyle yap neden böyle yaptın ki diyoruz ama hiçbir şey o kadar kolay değil. Evsiz insanların nasıl evsiz kalabileceği ve kendilerini bu durumdan kurtarmak isteseler de nasıl yollarının kesildiğini de yazar çok güzel anlatmış. Aslında kitap benim için 9/10. Sadece çok çok fazla müstehcen sahne olmasından rahatsız oldum ve 1 puan kırmak zorunda kaldım. Şu ankinin yarısı kadar olsa çok daha iyi olabilirmiş gereksiz derecede fazlaydı. Rahatsız olmayacaklara öneririm.
Çok çok güzel bir kitaptı, gerçekten çok beğendim. Bu yazarı ilk defa okudum ancak dili bana o kadar tanıdık hissettirdi ki, çok sevdiğim yazarlardan Yaşar Kemal'i ya da Cengiz Aytmatov'u okuyor gibiydim. Bu yazarların eserlerini seviyorsanız kesinlikle bu kitaba da bayılırsınız. Yer yer ağladım yer yer güldüm, hissettiren bir kitap. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Zülfü livanelinin birçok kitabını okumuş biri olarak bu kitapla bağ kuramadım. Bana biraz dağınık geldi. Parça parça güzel kısımları vardı, yazar pek çok farklı konuya pek çok farklı insanın hikayesine değinmek istemiş ama ben bunlar arasında armoni hissedemedim. Öteki kitaplarını tavsiye ettiğim kadar tavsiye edemiyorum ne yazık ki.
Beni aylardır okuma tıkanıklığına sokan o kitap. Ne bulantıyı bitirebildim ne başka kitaba başlayabildim aylardır kitap da ben de sürünüyoruz. Öncelikle belirtmeliyim ki okuması çok zor bir kitap. En azından ben çok zorlandım. Roman desem roman değil deneme desem deneme değil, aşırı zor bir kitap. Varoluşçu felsefe ile ilgili, felsefeye ilgim var ancak bu kitabı sevmek için aşırı ilgili olmak gerekiyor sanırım. Kısacası bana pek hitap etmedi.
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128,1bin okunma
Çerezlik bir kitaptı. Ağır bir okumadan sonra kafa dağıtmak için okunabilir. Romantik komedi filmi izliyormuşsunuz tadında. Bu tarz okumak isteyenlere öneririm.