"Hepimiz zaten çok korkuyoruz. Bizi azarla geç, olsun bitsin. Yetişkinler, sevgi, anlayış gibi şekerleme laflarla çocukların gönlünü alıyorlar. Bu iğrenç."
"Gerçek bir soytarıyı oynayabilen kişi, kendini üstün gören kişidir. Böyle şeylere öfkelenip pire için yorgan yakmak anlamsız. Bu, sadece histerik bir davranış olur. Elinden bir şey gelmeyince nehre atlayıp yüzmek, biraz fazla duygusal bir davranış değil mi?"
Kanunlar, sistemler, gelenekler; eskiden beri biraz kafası çalışan düşünürler tarafından hep eleştirilmiş, küçümsenmiştir. Aslında, onları alaya almak ve hicvetmek insanı iyi hissettirir. Ama bu hicvin ne kadar kolay ve tehlikeli bir oyun olduğunu bilmek zorundasın çünkü hiç sorumluluğun yok. Kanunlar, sistemler, gelenekler ne kadar saçma görünse de, bunların olmadığı yerde bilgi ve özgürlük düşünülemez. Büyük bir gemide olup da geminin kötülenmesi gibi bir şey bu. Denize atlar sadece ölürsün. Bilgi de özgür düşünce de asla doğal bir şey değildir. Doğa ne özgürdür ne de bilginin yanında yer alır. Bilgi, doğayla savaşarak onu yenip, insan eliyle düzeni kurma gücüdür. Yani, yapay bir düzen kurma çabasıdır. Bu yüzden düzen, doğal olmayan bir şeydir ama yine de insanlar düzene dayanmadan hayatta kalamazlar. Senin döneme boyun eğip ders çalışmayı bırakma isteğini anlıyorum ama düzenin zorunluluğuna inanarak sessizce derslerine devam etmek de bu durumda cesur bir tutum değil mi? Iraksak serilerin toplamını ya da eliptik fonksiyonları bile büyük bir tutkuyla araştır.