01 Ağu 2022, Pazartesi
Fuat Sezgin son yüzyılda ardığı en büyük dehası İslâm dünyasının. Fuat Sezgin’i iyi tanımayanlar, bu yargımın abartılı olduğunu düşünebilirler. Abartı filan yok burada: İslâm bilim tarihi konusunda tam 1300 cilt kitap hazırlamış ve hepsine de esaslı sunuşlar yazmış yakın tarihimizde bir benzeri olmayan bir öncü›den, bir dâhi’den söz ediyoruz.
DEĞERLERİMİZİN DEĞERİNİ BİLMİYORUZ
Değerlerimizin değerini vefat etmeden önce hakkıyla bilemiyoruz. Böyle bir zaafımız var, ne yazık ki. Değerlerimizi kaybettikten sonra farkediyoruz bu kişilerin değerlerini.
Çağımızın Sinan›ı olarak adlandırdığım Turgut Cansever böyle bir değerimizdi: Âhir ömrüne doğru varlığı ancak keşfedilebilmişti. Değeri, çapı ve düşünceleri hakkıyla keşfedilebildi mi, peki? Bence değil henüz. Değerinin bundan sonra bilinebileceğinden de kuşkuluyum: Çok anlamsız gerekçelerle kitaplarının basımı yapılamıyor çünkü!
Yalnızlığa terkedilme konusunda Turgut Cansever yalnız değil: Fuat Sezgin Hocamız da, bu yalnızlığa mahkûm olmaktan nasibini aldı. 1960 darbesinin generalleri, Fuat Sezgin’in yanısıra çok sayıda kişiye cehennem hayatı yaşattılar! Yaklaşık 15 yıl öncesine kadar Fuat Sezgin bilinmiyordu bile kendi ülkesinde!
Vefatının ardından 2019 yılı Fuat Sezgin Yılı olarak ilan edildi Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından.
Hakkıyla anlaşılmalı ve anlatılmalı genç kuşaklara ve bütün dünyaya Fuat Sezgin gibi bir deha.
FUAT SEZGİN’İN GÜLHANE PARKINA KATTIĞI DERİNLİK, ANLAM VE RUH
Sirkeci’den Gülhane Parkı’na girebilmek hiç de kolay değil. Gülhane Parkı, görece büyük bir park ama ölü gibi. Gülhane Parkı’nın hakettiği şekilde değelendirildiğini düşünmüyorum. Gülhane Parkı, Osmanlı›nın ölümünün semiyolojik sembolü gibi: Ölü. Unutulmaya, yalnızlığa terkedilmiş. Koskoca bir medeniyetin atan