Nefretti insana iyiliğini dolaba saklatan, kötülüğün bıçaklarını ele aldıran. Nefretti bütün kötülüklerin atası ve karanlığın arkadaşı.
Sayfa 435·Kitabı okudu
Çocukluğumdan beri insanların içindeki iyiliği arar dururdum. Çoğu kez ise yanılmıştım doğrusu. Bazıları gerçekten kötüydü, kalpleri çirkindi.
Sayfa 390·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Seni anlamaya ayırdım bütün vaktimi. Önce seni anlarım, sonra sana kendimi senin dilinde anlatırım diye düşündüm.
Sayfa 324·Kitabı okudu
Alıntı
"O güzel kafanın içinde benimle ilgili koca bir dünya olmalı, Gri Hanım. Ne de olsa benim kafamın içinde seninle ilgili koca bir evren var."
Sayfa 256·Kitabı okudu
Alıntı
Kadın baş figürü
İsa Peygamber'in de mesleği olan marangozluğa çok düşkün olan bu adam, kaptana, Amat'ın pruvasında baş figürü olmadığını, eğer uygun görülürse derhal arslan yahut ejderha şeklinde bir baş figürü yontabileceğini ve iki güne kalmadan bunu baş bodoslamanın üstüne takabileceğini söyledi. Kaptan Efendimiz bu seçimi de Süleyman'a bırakmıştı. 'Kırbaç' Süleyman, "Baş tarafta canavar yahut ona benzer bir şey istemem, " dedi. "Sen en iyisi kaburgadan bir kadın heykeli yont. " Bu sözü hiç yadırgamayan marangoz yardımcısı hemen sordu: "Nasıl bir kadın olsun?" *** Kurşunlu Mahzen Kâtibi Hamamcı Musa Efendi'nin Tezâkirü'l Mücrimin başlıklı eserinde anlattıkları doğruysa, Süleyman Reis bu soruya şöyle cevap vermişti: "Öyle bir kadın olsun ki, iri elâ gözleri bir ceylanınki kadar masum ve bir o kadar da ürkek olsun; ölüm onları kapatsa bile kendisine âşık bir zavallıya sevgiyle baksın. Saçları, gökyüzünden denize dökülen ay ışığı gibi esrarengiz, gece kadar da siyah olsun. Kiraz gibi dolgun ve biçimli dudaklarında öyle bir tebessüm olsun ki, zavallı âşığının kalbi ısınsın. Aydınlık yüzündeki o hilâl gibi kaşları, karanlık bir gecedeki çifte hilâl kadar mucizevî görünsün. Sanki ak mermerden yapılmış gibi, bir kuğununki kadar uzun ve zarif bir boynu, bir meleğinki gibi nurlu yüzü, hokka gibi bir burnu, yanağında ise görenin yüreğini dağlayan masum bir gamzesi olsun. Hepsinden önemlisi, sevgiyle baksın! Baksın ki, zavallı âşığının gönlünde kalan yegâne koru, ebediyete kadar sıcak tutsun. " Kuşçubaşı Halifesi Kuyruklu Rıza Çelebi, Kitabü'l-İber adlı eserinde, Tezâkirü'l Mücrimin'deki kadın tarifine katılmış, fakat ek olarak, bu tarifi verdikten sonra Kırbaç Süleyman Reis'in gözünden birkaç damla yaş sızdığını belirtmiştir. Masraf Kâtibi Kuzgunî Halim Efendi ise, Silsiletü'l Havadis adlı
Sayfa 22·Kitabı okuyor
"Öncüm ... Buz mavilerin bu hâlde bile ne güzel parlıyor öyle. Üzgünüm, annem bize sufle yapamaz. Üzgünüm,geri dönecek bir annem yokken birlikte çok sevdiğin Manga albümlerini dinleyemeyiz..."