"Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır; intihar."
Yaşamın yaşanmaya değip değmediği kitabın ana eksenini oluşturur. Kitap boyunca yaşamın uyumsuzluğunu sorgular. Bizi hangi dönemeçte karşılayacağını kestiremediğimiz ölüm gerçeğinin her şeyi yok saydığını vurgular Camus. Kırmızıyla maviden birini rastgele çekip koparmak gibi yaşam ve ölüm. Camus yine de yaşamı seçip intihara başkaldırmayı yeğler. Onun için intihar, yaşamın reddidir.
Eserin adını ben olsam "Uyumsuz" koyardım. Sözcük o kadar çok kullanılmış ki insana illallah dedirtiyor. Peki kitabın adı nereden geliyor?
"Tanrılar, Sisyphos’u bir kayayı durmamacasına bir dağın tepesine kadar yuvarlayıp çıkarmaya mahkûm etmişlerdi, Sisyphos kayayı tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi ağırlığıyla yeniden aşağı düşecekti hep. Yararsız ve umutsuz çabadan daha korkunç bir ceza olmadığını düşünmüşlerdi, o kadar haksız da sayılmazlardı." (s.111)
"Bugünün işçisi, yaşamının bütün günlerinde aynı işlerde çalışır, bu yazgı da uyumsuzlukta bundan aşağı kalmaz." diyor devamında.
Camus'yu yakından tanımak ve onun absürt (saçma) felsefesini anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap. Yazardaki ölüm ve intihar takıntısının beni bunalıma sürüklediğini de söylemeden geçemeyeceğim.
Sisyphos SöyleniAlbert Camus · Adam Yayınları · 198311,3bin okunma
Kafka, uyumsuzu belirtmek istediği zaman, tutarlılıktan yararlanır. Banyoda balık avlayan delinin öyküsünü biliriz; akıl hastalarını iyi etmede kendine özgü düşünceleri olan bir hekim sormuş: “Ya balık oltaya gelirse?” Sert bir karşılık almış: “Hadi oradan, budala, burası banyo”.
"Kafka’nın bütün sanatı, okuru yeni baştan okumak zorunda bırakmaktır. Olayların sonuçlanmaları ya da sonuç yoklukları, birtakım açıklamalar esinler, ama bunlar açıkça belirlenmez, geçerlik kazanabilmeleri için, öykünün yeniden, yeni bir açıdan okunması gerekir."