İnsanları robotların (makinelerin) yönettiği bir dünyada, teoride kusursuz bir sistem beklenirken ortaya beklenmeyen çeşitli sorunlar çıkar. Bu sorunların çözümü hakkında Robopsikolog Dr Susan ve Koordinatörün gerçekleştirdiği diyalogtan bir kesit:
S- ...teknik medeniyetimiz çoğu insanı mutlu değil, mutsuz etti. Belki kültürel yönden daha zayıf, nüfusu daha az, geçimini tarımla sağlayan kırsal bir medeniyet kurmuş olsak, insanlara daha iyi gelecekti. Eğer öyleyse, Makineler bu yönde ilerleme sağlamak zorunda! Hem de bizim haberimiz olmadan, çünkü cahil ve önyargılı toplumumuza göre en alışkın olduğumuz şey neyse, insanlar için en iyisi odur, o yüzden de değişime karşı gelmek isteyebiliriz. Belki bize en uygun olan, tüm dünyanın kentleşmesidir ya da kast sitemidir veya mutlak anarşidir. Bunu biz bilemeyiz. Sadece Makineler bilebilir ve bizi o günlere kavuşturacak olan da yine Makinelerdir.
K- Ama bana 'İnsanlık Derneği'nin haklı olduğunu söylüyorsun, Susan. İnsanlık demek ki gerçekten de geleceğe dair inisiyatifini kaybetmiş.
S- Öyle bir inisiyatifi zaten yoktu ki. Anlam veremediği ekonomik ve sosyolojik güçlerin güdümünde hareket ediyordu, iklime ve savaşa göre şekil alıyordu. Makineler bu güçleri okuyabiliyor ve önlerinde hiçbir engel yok çünkü Makineler Dernek'le nasıl başa çıkıyorsa, onlarla da aynı şekilde başa çıkacaktır. Bunun için tek gereken, ekonomik güç. Onlar da zaten ekonomi üzerinde mutlak hakimiyete sahipler.
K- Ne kadar korkunç!
S- Bir o kadar da muhteşem! Düşünsene, artık sonsuza dek tüm çatışmalar önlenebilir. Bu saatten sonra önlenemez tek şey, Makinelerin ta kendisi!