“Bana göre değildi bu dünya, bir avuç utanmaza, arsı-za, dilenciye, malumatfuruşa, at hırsızına, açgözlüye gö-reydi! Yeryüzünün ve gökyüzünün zorbalarına, kasap dükkânı önünde bir parça et için kuyruk sallayanlara, aç köpekler gibi yaltaklananlara ve dilenenlere yakışırdı bu dünya.”
“Çok uzun zamandan beri, diri diri parçalanıp dağıldığımı düşünüyorum sadece bedenim değil ruhum da kalbimle bir tezat içindeydi. Herhangi bir uyum yoktu aralarında. Garip bir dağılma ve parçalanma yaşıyordum sürekli, bazen öyle şeyler düşünüyordum ki kendime inanamıyordum; bazen de kendime acıyordum, aklım bu durumu kınasa da.”