Sanat ve Anlam Arayışı
Çocukluğumuzdan itibaren bize hedef koymak öğretilir. İyi notlar alırsak, istediğimiz bölümü kazanırsak, iyi bir işe girersek ya da uzun zamandır hayalini kurduğumuz bir şeyi başarırsak mutlu olacağımız söylenir. Bu yüzden hayatın önemli bir kısmı bir sonraki hedefe doğru yürüyerek geçer. Bir sınava hazırlanırız, bir ev almak için yıllarca para biriktiririz, çocuklarımız için hayaller kurarız. Hedeflerin şekli değişir ama verdikleri vaat pek değişmez. Bir gün her şey biraz daha yerine oturacaktır. Bu inanç bütünüyle yanlış değildir. Uzun zamandır beklenen bir haber geldiğinde, yıllarca emek verilen bir iş sonuçlandığında ya da büyük bir özlem sona erdiğinde hissedilen sevinç gerçektir. Yalnız bazen insanı şaşırtan başka bir şey olur. Ulaşılması gereken şeye ulaşılsa da, ulaşılmasa da, hatta görünürde hiçbir sorun yokken bile içimizde açıklaması zor bir eksiklik hissedebiliriz. O eksiklik hissiyle ne yapacağımızı bilemeyiz. Kimi zaman yeni hedeflere yöneliriz, kimi zaman kendimizi daha yoğun çalışırken buluruz. Çünkü başımıza gelenleri yalnızca yaşamakla yetinmeyiz. Onları birbirine bağlamaya çalışırız. Tarif etmekte zorlandığımız duyguların kaynağı da çoğu zaman budur. Eksik olan şey her zaman yeni bir hedef değildir. Daha çok, yaşadıklarımızın nasıl bir bütünün parçası olduğunu görebilmektir. Mutluluk aradığımızı düşünürüz. Oysa çoğu zaman peşinde olduğumuz şey, yaşadığımız hayatın bir yere oturduğunu hissedebilmektir. Yerine oturmayan parça Aynı olay iki farklı kişinin hayatında bambaşka izler bırakabilir. Bir ayrılık birini yıllarca geçmişe bağlarken, başka biri için yeni bir başlangıca dönüşebilir. Bir başarı birinin yönünü değiştirirken, başka biri için kısa süreli bir sevinç olarak kalabilir. Başımıza gelenler kadar, onlara verdiğimiz anlamlar da kim
Makale|Yazı
beni çağırmayın. bütün gün ders çalışmayışımın vicdan yükü ile yanınızda olamam
Reklam
"Allah, kimsenin hakkını kimsede bırakmaz. Bugün başkalarının arkasına saklanıp haksızlık yapanlar, yarın o vicdan azabıyla uykusuz kalacaklar. İlahi adalet çok büyük, herkes kalbinin ekmeğini yer."
'Kadın kadının yurdu değil, kurdudur’ ifadesinin ne kadar doğru olduğunu bu üç yılda, hele ki son dönemde Türklerin arasındayken acı bir şekilde tecrübe ettim. Emin olun, birbirinize en az erkeklerin açtığı yaralar kadar büyük zararlar veriyorsunuz.
1000Kitap
​"İnsan bir sanat eseridir. İnsanca yaşamak ise bir sanattır." 🎭 ​Toplum psikolojisi, vicdan, ahlak ve bizi biz yapan milli kültürün izinde bir başucu kitabı: Kültürel Yokoluş - Muhammet Ustaoğlu ​Modern dünyanın getirdiği yozlaşmaya karşı durmak ve anlamlı bir varoluşun kapısını aralamak isteyen tüm kitapseverleri sayfama ve kitabımı incelemeye bekliyorum. ​#KültürelYokoluş #MuhammetUstaoğlu #İnsancaYaşamak #KitapÖnerisi #OkumaListesi #1000Kitap Kültürel Yokoluş
1000Kitap
“Askıda ekmek” falan yetmez bu topluma. Askıda ahlak, askıda namus, askıda vicdan, askıda beyinde olmalı ki, eksiği olanlar alıp kullansın.
Reklam
Reklam