Merhaba tekrar döndüm buraya yenilik ve umutla...
Hayatın kiraz tatlılıkları, biber acılıkları, erik ekşilikleri ve o adlandıramadığımız mayhoşluklarına bulanmış halde tekrar buradayım.
kahverengi onun gözleri. özleyemediğim tüm hatıralarım gibi. kahverengi, sıcak bir çift iri ışık yansır orda. kahverengi, sıcak bir çift iri ışık içime akar, erirdim. sizin gözleriniz kamaşırdı o bana baktıkça. ben gözlerini soruyordum onun, siz hemen baş ucuma bir mezar konduruyordunuz gri, soğuk. kahverengi dedikçe ben, böyle içimden, siz ölülerinizi anlından öpüp beni gömüyordunuz sonra. griyi seviyor, kahverengi ile arama sıraattan köprüler kuruyordunuz. kıldan ince kılıçtan keskindi ama sizin günahlarınız, biriktiriyordunuz illede benim cebimde, çocukluğunuzun çalınmış misketleri misali. ama niçin benim cebimde? size pek itimat etmiştim.
Kim öğretti bize seveni sevgisizlikle cezanlandırmayı
Bir yok oluştan fotoğraf gülümsemesi yaratmayı
Sahi sevilmek tanımadığın bir yürekte
Yok eder mi sevgini içinde
Herkes sevdiği kadar sevilmez
Herkes sevildiği kadar severmiş
Yaptıkların para etmez
Yapmadıkların biletini kesermiş
Ne yapsan ne etsen de insan değişmez
Aşk uğruna kimse kendinden vazgeçmezmiş
Gülse de acı çekse de dönmezmiş.