"Siz, kendi memleketimizin güneşi altında yetişmiş his, âdet, ahlak, gelenek çiçeklerimizden toplanmış esaslar üzerine, kendi milli temsil kabiliyetimize göre yazılmış yerli eserleri oynamakla burada bir tiyatro sanatı yaratabilirsiniz. Yoksa Frenk’in kendi için yazdığı bir oyunun kafasını yarıp, gözünü çıkararak Türkçeye uydurmaya uğraşmakla değil..."
"Ruhunu, senin ruhuna vermiştir ve bütün tuhaflıkları, bütün sıradışılıkları, kendi garip ve ilgi çekici ruhundan doğal akışıyla geçirmesini bilmiştir. Seni, ondan çok anlayan ve İstanbul’u ondan fazla bilen ve seven kim var?"