Merhaba, bugün sizlerle Deliliğe Övgü kitabını inceleyeceğiz. “Morias enkomion seu laus stultitiae” özgün adıyla bilinen kitabımız Rönesans aydınlanmasının pek değerli ismi Erasmus tarafından kaleme alınmıştır. Tam adıyla Desiderius Erasmus klasik edebiyat ustası, ilahiyatçı ve aynı zamanda hümanizmin ilk temsilcilerindendir ve reform hareketine fikir babalığı yapmıştır. Bilime ve sanata yönelmek gayesinde olduğundan alışılmışın dışında bir rahip olmuş, sonrasında ise dini makamlardan cüppe giymeme izni istemiştir. Şimdi biraz da Erasmus'un şimdiye kadar geçerliliğini ve canlılığını kaybetmeme özelliği sağlayan tek yapıtı Deliliğe Övgü'den bahsedelim.
-Spoiler Alert-
Erasmus deliliğe övgü kitabını birkaç gün gibi kısa bir sürede kaleme alırken başka hiçbir kitaptan da yararlanmamıştır.
Yapıt iki temel unsura sahip olup gülmece türünde incelenir. Bu görüşlerden biri gerçek bilgelik ve delilik iken diğeri ise kendini bilge sanmak ve gerçek deliliktir.
Kitapta kendini, hayatı, bilgeliği ve de deliliği sevmeyi öğütleyen pek sevgili Erasmus "Öyleyse soruyorum, kendisinden nefret eden adam başkasını sevebilir mi? Kendisiyle anlaşamayan kişi başkasıyla anlaşabilir mi? Kendisinden bile bıkmış usanmış kişi başkasına keyif verebilir mi? Bana göre, insan Delilikten daha deli değilse bu sorular karşısında sadece susar." sözleriyle hiç de haksız olmadığını gözler önüne serer.
Birçok yerde zamanının konularına değinmiştir. Örneğin; “Savaş söz konusu oldu mu hiçbir masraftan ve zahmetten kaçınmazlar, hiçbir sakınca önemli değildir onlar için; ister hukuk, din isterse barış çiğnensin, hatta insanlık batsın, umurlarında olmaz.” sözleriyle o sırada İngiltere ve Fransa arasındaki taht kavgaları ve savaşlara dikkat çekmek ister. Çünkü o sırada iki taraf da her türlü entrikaya