10/10
·272 syf.·
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Sanat tarihi eğitimi almış bir okur olarak yazıyorum, oldukça keyifli bir okuma süreciydi. Kitapta 10 farklı sanatçının hayatına, sanatsal kimliğine, sanat tarihine olan katkılarına ve eserlerine değinerek kısa bir yolculuk yapıyoruz. Bu 10 sanatçının isimleri sırayla şöyle: -Leonardo da Vinci (gelmiş geçmiş en büyük çok yönlü dâhi) -Michelangelo (tarihin en büyük heykeltraşı) -Raffaello Sanzio -Hieronymus Bosch -Rembrandt van Rijn -Francisco Goya -Vincent van Gogh -Pablo Picasso -Salvador Dali -Frida Kahlo Sanat tarihi kitaplarının görselsiz olmasını bekleyemeyiz elbette ve kitap bu yönüyle de oldukça başarılı (sayfa düzeni, eser-yazı dizimi). Eserleri uzun uzun inceleyebilir ve hayran kalabilirsiniz. Şahsi gözdem elbette çok sevgili Frida Kahlo :)
Baş Belaları ve BaşyapıtlarıYiğit Aydın · Kronik Kitap · 202615 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 10:57
İsmi ve kapağı gibi karanlık bir kitap değil İntihar Dükkânı. Ölümün de bir ticarete döküldüğü distopik bir dünyada geçiyor. Nesiller boyu insanlara ölüm aracı satan bir ailemiz var, Tuvache ailesi. Halk dünyanın o hâlinden o kadar umutsuz ve mutsuz ki ölümlerden ölüm beğeniyor. İnsanlara ölüm satan bu aile ve dükkân iç karartıcı bir şekilde anlatılmıyor. Teulé mizahı derdini anlatmak için kullanıyor. İsim seçimleri özenli; ailenin üç çocuğunun ismi de intihar eden ünlülerden geliyor, Vincent (Van Gogh), Marilyn (Monroe) ve Alan (Turing). Alan ailemizin hayat dolu, neşeli bir aykırı üyesi. Daha bebekken gülümsemesinden belli hayatta farklı bir amacının olduğu. Ufak ufak önce kendi ailesinden başlayarak bir dönüşüme öncülük ediyor. Umut, neşe bulaşıcı bir şekilde tüm topluma yayılıyor. Ancak bu umut ve neşe topluma yayıldığı hızda bana bulaşmıyor. Fikir olarak güzel olan bu hikâye beni tam olarak içine çekemedi. Belki dilinden belki olaylardan. O kadar korkunç bir dünyada (geceleri binalardan atlayan seller gibi insanlar anlatılıyor) doğum oranları da oldukça yüksek ki bu kadar müşterisi var dükkânın. Diğer yandan bunca yıllık aile geleneği olan bir işletmede karakterler bence çok hızlı dönüşüyor. Bu distopyada Tuvache ailesi asla intihar etmeye yanaşmıyor, yoksa insanlara kim ölüm dağıtır? Sanki yaşamak için bahane arıyorlar gibi. Belki de bu yüzden Alan umut aşılamada başarılı oluyor. Dünyaya geliş amacını gerçekleştirip aslında en Tuvache hareketi yapıyor. Tamamen neşeli bir tempoya kavuşan hikâye beklenmedik sonuyla şaşırtıyor.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,8bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·136 syf.··
2026 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 09:32
Orjinal mektupları okumak isterdim. Bir de ek olarak koyduğu resimleri görmek isterdim kitaba birkaç tanesi koyulmuş sadece. Ayrıca birçok ressamdan bahsediyor mektuplarda, o ressamların bahsedilen resimleri de koyulsa ne güzel olurdu.
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Remzi Kitabevi · 20188,2bin okunma
6/10
·144 syf.··
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 13:06
Bu kitap bir kara mizah kitabı. Seveni de çok sevmeyeni de. Kitap hakkında hem bir sürü kötü yorum okudum hem de iyi yorum. Ben bir kısım dışında beğendim diyebilirim. Kitaptaki dünya epey karamsar. İnsanlar akın akın intihar ediyor. İntihar Dükkanı’nın sahibi olan Tuvache ailesi de müşterilerine acısız zehirler, paslı jiletler, dayanıklı urganlar, hara kiri malzemeleri ve daha bir çok ölüm yolları satıyor. Evdeki herkes (büyük çocuk Vincent ki adını Vincent Van Gogh’dan almış ve depresif kız kardeş Marilyn ki adını Marilyn Monroe’dan almış) bu karanlık işe uygun; ta ki Alan( Adını Alan Turing’den almış.) doğana kadar. Alan, ailenin genetik melankolisine meydan okurcasına dünyaya güler yüzle, iyimserlikle ve bitmek bilmeyen bir yaşama sevinciyle gözlerini açıyor. Alan büyüdükçe, dükkandaki ölüm tezgâhını bir "yaşam" merkezine dönüştürmek için gizli bir savaşa girişiyor. Görevini başarıyla yerine getirince de… O karamsar dünyanın nasıl iyimser bir dünyaya dönüştüğünü okumak isterseniz şimdiden keyifli okumalar. Gerçekten keyifli bir kitaptı. Beni sadece kitaptaki Unutulmuş Dinler Sitesi rahatsız etti. Gerçi şu anki dünyadan bahsetmiyor muhtemelen. Distopya. Yine de olmasaydı da olurdu.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,8bin okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2026 25. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:03
youtu.be/oxHnRfhDmrk?si=... İncelemeyi okumadan önce linke tıklarsanız okumanıza eşlik eden güzel bir müzik dinlemiş olursunuz. Van Gogh ile ayrı bir gönül bağım var. Seneler önce seçmeli çizim dersinde ünlü tabloların replikasını yapma ödevimiz için Van Gogh’un “kumsaldaki balıkçı tekneleri” adlı tablosu seçtim. Tabloyu tamamlayamadan babam vefat etti ve o dönem dersimi kaçırdım, çizimin yarım kaldı. Öğretmenim devamsızlığımı ve tablomu bitiremememi dert etmeden dersten geçmemi sağlayan notu verdi. Bu yüzden Van Gogh benim hayatımın hep eksik kalan kısmını temsil eder. Müzesini ziyaret ettiğimde, tablolarıyla göz göze geldiğimde yaşadığım burukluğun nedeni bu olsa gerek. Van Gogh’un hikayesine hakim olmamızı sağlayan kesinlikle kardeşi Theo. Bu nedenle Theo’da benim için kıymetli. Daha önce iki kardeşin birbirlerine göndermiş olduğu mektupları içeren bir kitap okumuştum. Fakat Theo’ya dair fazla detay içermiyordu bu kitap en az Vincent kadar Theo’yu da tanımı fırsatı sunuyor. Naçizane fikrim Van Gogh severlerin ilgiyle okuyabileceği bir kitap, eğer ressama dair herhangi bir bilginiz yoksa belki kitabı okumak sizi bir nebze yorabilir ve gereksiz bir okuma yapıyormuşsunuz hissine kapılmanıza neden olabilir.
Edebiyat
Vincent ve TheoDeborah Heiligman · Martı Yayınları · 2022116 okunma
“Gerçeğe ulaşmanın yolu sorgulamaktan geçer.”
Puan vermedi·367 syf.··
2026 14. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 14:09
Bu kitaba başladığımda eleştirel düşünmenin hayatımda zaten kullandığım bir şey olduğunu düşünüyordum. Fakat sayfalar ilerledikçe aslında birçok konuda ne kadar hızlı karar verdiğimi, bazen sadece alıştığım için bazı düşünceleri doğru kabul ettiğimi fark ettim. Kitap bana yeni bilgiler öğretmekten çok, günlük hayatta yaptığım şeylere farklı bir gözle bakmayı öğretti. Okurken sık sık kendimi durup düşünürken buldum. Bir insan hakkında ilk izlenimle karar vermek, sosyal medyada gördüğümüz bir bilgiyi araştırmadan kabul etmek ya da sadece çoğunluk öyle düşünüyor diye bir fikre katılmak… Bunların ne kadar sık yaşandığını ve aslında hepimizin zaman zaman bunları yaptığını gördüm. Kitap boyunca verilen örneklerde bazen kendimi, bazen çevremdeki insanları gördüm. En çok hoşuma giden şey ise kitabın beni yargılamadan düşündürmesiydi. “Yanlış düşünüyorsun” demek yerine, “Bir de buradan bakmayı dene” diyordu sanki. Bu yüzden okudukça olaylara farklı açılardan bakmanın ne kadar önemli olduğunu fark ettim. İnsanların söylediklerini, kendi düşüncelerimi ve karşılaştığım olayları biraz daha sorgulamaya başladım. Kitabı bitirdiğimde kendimi tamamen değişmiş hissetmedim ama bakış açımın genişlediğini hissettim. Artık bazı konularda hemen karar vermek yerine biraz daha düşünüyor, farklı ihtimalleri değerlendirmeye çalışıyorum. Bence bu kitabın bana kattığı en değerli şey de buydu. Çünkü bazen hayatı değiştiren şey büyük cevaplar değil, daha doğru sorular sormayı öğrenmektir. “Önemli olan her zaman doğru cevaplara sahip olmak değil, doğru soruları sorabilmektir.” Eleştirel Düşünme İçin Bir Rehber
1000Kitap
Eleştirel Düşünme İçin Bir RehberVincent Ryan Ruggiero · Alfa Yayıncılık · 2017169 okunma