"Demek tarihin bir iradesi var, öyle mi? Tarihi kişileştirmek her zaman tehlikelidir. Bildiğim kadarıyla tarihin kendi iradesi yoktur, ayrıca bu beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Yani gelişmede herhangi bir irade söz konusu değilse, başarıdan da söz edemezsin. Tarihin başarıları denen şeyler de bunu kanıtlıyor. Daha ulaşıldıkları anda çöküp gitmeye başlıyorlar bile. Tarih yıkımların toplamıdır. Her ölümlü, bir sonraki ölümlü için yer açmak zorunda. Tarih için yaratmakla yok etmek tek ve aynı şeydir."
"Düşler, anılar, kutsal şeyler - hepsi de aynıdır çünkü hiçbirine dokunamayız. Dokunabileceğimiz şeyden bir kez ayrıldık mı, artık o şey kutsallaşmıştır; ulaşılamayanın güzelliği, mucizesellik niteliği kazanır."
"On sekizinci sonbaharım, bu gün, bu aşamüstü, şu an: bir daha asla geri gelmeyecek," diye düşündü. "Bir şey, bir daha geri döndürülemez bir biçimde kayıp gitmekte."