Belki de kişinin yaşayabileceği en büyük acı, sarılamaz yara; artık yürünerek varılacak bir menzilin, konuşularak anlaşılacak bir meselenin, bir ömür sürdürmeye değer bir dostluğun, kişinin “İyi ki yaşadım!” diyebileceği bir ömrünün kalmadığına ilişkin bir duygu hâline ulaşması. Anıların, yaşanmışlıkların, coşkuların hiçbir şey ifade etmediği bir yere gelinmesi.
Ne kavuşmanın ne ayrılığın anlamsız hâle gelmesi. Coşkuyla yaptığı bir işin anlamını yitirmesi. Vardığım yer tam da burası..