Ebü'd-Derdâ radıyallahu anh’, Allah Teâla ya yemin ederek şöyle demiştir:
"İmanı elinden alınmayacağından emin olan kimsenin imanını, Hak Teâlâ kalbinden söküp aldı."
Şöyle denilmiştir:
"Öyle günahlar vardır ki onların cezası ölüme kadar tehir edilir ve kötü ölüm olarak verilir."
Bu günahların, Allah'a iftira ederek velilik ve keramet iddiasında bulunmak olduğu söylenmiştir.
Âriflerden biri şöyle demiştir:
"Eğer evin kapısında şehid olarak ölmek, iç odanın kapısında da tevhid üzere ölüm teklif edilse, ben tevhid üzere ölmeyi tercih ederdim."
Kendisine, "Neden?" diye sorulduğunda şu cevabı vermiştir:
"Çünkü iç oda kapısından evin dış kapısına ulaşana kadar kalbimin ne yönde değişeceğini bilemem."
Yine âriflerden biri şöyle demiştir: "Bir kimsenin elli yıl tevhid üzere olduğunu bilsem de sonra aramıza bir direk engel çıksa ve o ölse, kalplerin ne derece hızlı döndürüldüğünü bildiğim için onun tevhid üzere öldüğüne hükmedemem."