Kitaplar tohum gibidirler. Yüzyıllarca bir yerde uyuyakalmış durumdadırlar, sonra da birden beklenmedik ve umut vaat etmeyen topraklarda çiçek vermeye başlarlar.
Çok bilmek, çok zeki olmakla eş değildir. Akıl yalnızca bilgi demek değildir, aynı zamanda yargıdır da. Başka bir deyişle, bilgiler arasında bağlantı kurup bunları kullanmaktır.
Instagram’daki sayfalar çok övünce alıp bir okuyayım dedim. Şimdi bu cümleyi okurken fark ettim de, hep kötü tavsiyelere ve abartılan kitaplara gelen övgülere kurban gidiyorum. Ne kadar da safım doğrusu!
Tamam, fena bir kitap değildi. Ama ne bileyim, okuyucuyu içine çekmiyordu. Bir yerden sonra sıkmaya başladı ve daha fazla devam edemeyeceğimi düşünüp yarım bıraktım, çünkü aşırı derecede baydı beni. Ama eğer filmi olursa zevkle izlerim...
Bu kitap Stephen’ın okuduğum ilk kitabıdır. Bazı bölümlerini tam anlayamasam da, çoğu yerini kavradığımı düşünüyorum. Anlamadığım bölümlere de bir işaret koydum. Araştırmalar yapıp geri döneceğim oralara. Hemen bırakmak yok!
Doğrusu merak etmişimdir, en popüler bilimle ilgili olan kitaplardan. Fizikle pek ilgisi olmayan insanları sıkacak türden. Acaba insanlar “Okudum.” derken yalan mı söylüyorlar? Gerçekten (bazı yerleri anlayamasa da) severek okuyup bitirince tüyleri ürpermiş ve dehşet içinde kalmış bir şekilde kitabın kapağına dalıyorlar mı?
Sanırım hiçbir zaman bilemeyeceğim. Stephen, kitabı okuyanlardan birçok mail aldığını, tam anlamasalar da okuyan çok kişi olduğundan bahsetmişti aslında.
Dürüst olmak gerekirse, fizikte temel isteyen bir kitap. Eğer temeliniz yoksa hiçbir şey anlamazsınız. Kitaptan bir şey kapacağınızı düşünemem. Belli başlı konular hakkında araştırma yapıp okumaya oturmanızı tavsiye ederim. Öyle sizin için daha zevkli bir hale gelecektir kitap.
Hepinize iyi okumalar...
Asla Dostoyevski’nin kötü bir eserine rastlayacağımı düşünemem. O kadar mütevazı bir yazar ki gözümde, eserlerini okurken içim bir tuhaf oluyor, kalp atışlarım hızlanıyor. Bu duruma sadece bilim makaleleri ya da bilimle ilgili kitap okurken rastlarım, ama normal şartlarda bu sadece Dostoyevski ve Stefan Zweig’de olur çoğu zaman.
Yeraltından Notlar’ı okurken öleceğimi sandım. O kadar güzel bir kitap ki, düşüncelerimi geliştirdiğini epey iyi hissedebiliyorum. Ya neden bu kadar harika bir yazarsın ki? Anlayamıyorum seni!
Yine okumayanın çok şey kaybettiğini düşündüğüm bir kitaptır. Okuyun okutun!
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,7bin okunma