Sokaklarla tanışıyordu Kayra. Bir şehrin yollarını bilmezse kendini çıplak, kapana kısılmış gibi hissederdi. Eğer yolları bilmezse ne kaçabilir, ne de kovalayabilirdi. Sadece kaybolurdu. Ve şu evlerin arasında kaybolmak onu utandırırdı. Çünkü doğuştan kayıp biri olarak insanların yarattığı taştan şehirlerde de bir kez daha kaybolmaya dayanamazdı.
Hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. Her yere aitmiş gibi davranırlar. Ama uyuyabilmek için yapmayacakları şey yoktur. Yalanlarını kendilerine unutturmak için...
Aynaya bakıp kendini tanıyamamak, insanın kendi anılarını bir başkası yaşamış gibi anlatması, dünyanın kendisi dahil üzerindeki hiçbir şeye kayda değer bir varoluş nedeni bulamamak ve zihnin bedenden binlerce kilometre uzakta olması o kadar korkunç ki!