vivident

vivident
@vividentd
Sana senden yakın kimse yoktur. Kendini kendin bil ve tanı; işini ve mesleğini kendine göre seç. Ta ki o iş üzerinde severek çalışabilesin. İnsanın sevmediği ve içinin almadığı bir iş ve meslekte, şu veya bu sebeple çalışmaya mecbur olması kadar üzüntülü bir hayat düşünemem. Böyle bir insan, işinin sahibi değil; esiri olarak çalışmaya ve yaşamaya mahkûm demektir.
Reklam
Bana sorarsan, bence verimli çalışabilmenin fizik, duygu ve zihne ait olmak üzere üç temel şartı vardır. Eğer etrafında bütün hayatınca çalışmış olup da kilimin dört ucunu bir araya getirememiş kimseler görürsen emin ol ki, onlarda bu şartlardan en az biri eksiktir. Bu şartlar nelerdir? Çalışmanın fizik şartı, sağlık ve sağlamlıktır. Duygu şarttı, çalışmayı sevmek, zihin şartı da çalışmanın usul ve yolunu bilmektir.
Yalnız dikkat et ki, çalışmanın değeri miktarında değil, niteliğinde ve verimindedir. Başarıya götüren çalışma, faydalı bir sonuç ortaya koyanı ve verimli olanıdır. Marifet her ne şekilde olursa olsun çalışmakta değil; çalışmayı verimlendirmekte, yani belirli bir orandaki emekle maddî, manevî veya ilmi bakımdan en büyük bir fayda ve sonuç elde etmektir. Emin ol ki, gerek kişi ve gerek millet için ilerlemenin ve başarılı olmanın şartı budur. Yani metotlu ve verimli çalışmadır. Şu halde, bütün mesele verimli çalışmanın usulünü ve sırrını bilmektir.
Genç okuyucum! Alışkanlıklara doğru atacağın ilk adıma çok ama çok dikkat et. İyice düşün ve iradene sahip ol; kötülük yolunun çamuruna basmamaya çalış. Tâ ki sonra ayağını yıkamak zahmetine katlanmaya mecbur olmayasın. Kumar masasında, meyhane köşelerinde, kahve ve sedirlerde ömür geçiren nice mutsuz görürsün ki, bunlar hep ilk adımın kurbanıdırlar.
Mutluluk; define gibi bir tesadüf kazması darbesiyle bulunuveren bir nimet değildir. O ne şanstır, ne mirastır, ne piyangodur, ne mevkidir ne de servettir. Mutluluk, gayretle ve irademizin kuvvetiyle ele geçirebileceğimiz bir kaledir.
Reklam