Sanırım hepimizin hikayelere ihtiyacı var, hayata devam edebilmek için hikayeler uyduruyoruz.
Ve sanırım uzun zaman önce büyük öyküler vardı. Öyle büyük öykülerdi ki, tüm hayatını onlarla geçirebiliyordun. Tanrının ve Kaderin Güçlü Elleri. Aydınlanmaya yapılan yapılan yolculuk. Sosyalizm Yürüyüşü. Ama hepsi öldü ya da dünya yaşlandı, bunadı ve tüm bunları unuttu. O yüzden şimdi hepimiz kendi öykülerimizi uyduruyoruz. Küçük öyküler. Farklı şekillerde. Ama her birimizin bir tane var.
“Üstelik bu insanlar uyuyabiliyorlar, eşleri ve çocukları var, onları seviyorlar!” çığlığını her okuyuşlarında yürekleri sızlayacak, kendi kendilerinden, kendi türlerinden utanacak, gerçek adalet özlemini bir kez daha duyacaklar.”