3 hikayeden ibaret bir kitap. hikayeler yeterince akıcı lakin oldukça uzunlar. dil ne kadar yalın olsa da birbirinin anlam yönünden benzeri cümleler tekrarlanmış ve bu akıcı olay kurgusunda ilerleyişi etkiliyor. hikayelerde işlenen konularda hayali öğeler baskın.
korkunç bir eser. yazılmış olmaması gereken yazılarak insanın benliğinden sihirli bir parça çalmış bir roman. kişi sadece kendisi değil bir çok kişidir bir çok biçimdir öyle farklıdır ki insan kendi içinde... ölüm yatağındadır ya da kasaptır ya da hurdacıdır belki de bin sene önce yaşayan bir ressamdır. çaresizdir, arzuludur, dindar görünümlü şehvet düşkünüdür, belki de zehirli bir şarapla sevdiğini öldüren bir katildir.
insanın iç karmaşasını, toplumdaki yerini ve biraz da anksiyeteyi öyküleştirmiş bir kitap bununla beraber edebi olarak pek de övülesi değil, üslûp yavan, benzetmelerse biraz uçuk kaçık. yazarın yayımlanan ilk kitabı ve ortalama üstü bir kitap değil. lakin yazarı okumaya devam edip gözlemlerime devam etmeyi planlıyorum.
harika bir hayal gücüyle yazılmış bir kitap. en büyük özgürlüğümüzün 'olmaz' ve 'sen kendi işine bak' gibi kelimelerden geçtiğini gösteriyor. bize dayatılan bu sistemi temellerinden yıkabilecek bir görüş sunuyor. anarşizmin mümkünlüğünü ispat edercesine yazılmış bir kitap.
yazarın okuduğum ikinci kitabı. beslenme alışkanlığı üzerine yazılmış ve bu alışkanlığı ahlaki, ekonomik, sıhhi, evrimsel, fizyolojik ve psikolojik olarak inceleyen bir kitap.