Yetenek dışarıdan, tepeden inen bir şey değildir. Gelişim de dışarıdan içeriye doğru değil içeriden dışarıya doğru olur. Dış etkenler sadece bir aksesuardır. Belki de tahminimizden daha az yardımcı veya engel olur.
İşin gerçeği, sorgulandığında birçoğu çalışmak için üç dört saat zamanlarının olduğunu kabul ederler ama bu iş için en az altı saate ihtiyaçları olduğunu ifade ederler. Bu yüzden hiçbir şey yapmama gerek yok diye düşünürler. Ben de size o zaman günde sadece üç saat çalışın diyorum. Bakın göreceksiniz; günde üç saat çalışmayla altı ay sonraki verim mi yoksa günde altı saat çalışmayla üç ay sonraki verimi mi daha faydalı olur? İş miktarı aynı ama sonucun farklı olacağı kesin. Gottfried Leibniz'in dediği gibi "beynimi parlatacağım diye ne kadar aşırı çalışırsanız, o kadar köreltirsiniz."
Gazeteleri okuduktan sonra sinirlenmeyen var mıdır? Ayrıca gazeteleri okuduktan sonra yaşanan zihinsel yorgunluğu verimli ve ciddi bir çalışmayla karşılaştırınca gereksiz bir yorgunluk olduğu aşikardır.
Aslında kafeye takılmaktan daha büyük tehlike küçük alışkanlıkların köklerini içimize salıp faaliyetlerimizi istila etmesi. Tıpkı Gulliver'in Lilliputlular tarafından yere minik kazıklarla çakılması gibi... Öğrenci arkadaşlarına uyarak yavaş yavaş onlara bulaşırsa onlara dahil olmanın bedeli de temiz hava yerine sigaralı ortamlar ve atalet olur.