vivident

vivident
@vividentd
Benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz, nefreti seçerim - kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şeye ve herkese kayıt­sızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyor­muşum gibi yapma zorunluluğumdandır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Birisinin ölümüne üzülmek bile, o kimse için bambaşka bir ölüm düşlediğiniz içindir.
Size bana yakın bir insandan bahsedemeyeceğim; böyle biri hiç olmadı çünkü. Arkadaşlık diye bir şey yaşamadım şimdiye dek - her aklı başında her insan gibi. Çünkü birilerini kandıracak, her gün yeni bir şeyler ve "kendim" diye anlatabileceğim bambaşka bir kişilik arayacak kadar ne zamanım oldu ne de gücüm. Hayal ürünlerinden, bunların mükemmelliğinden bi­le sıkılırken, aslı ne olurdu kim bilir?
Ne de­sem, hani olur ya günün birinde, deniz kıyısında kaya­lık bir yere gitmişsinizdir; elinizde bir şarap şişesi var­dır; ayaklarınız çıplaktır; dalgaları seyretmişsinizdir. Ya da böyle bir şeyi hayal etmişsinizdir - pek farkı yok na­sıl olsa... Boş bulunup da birine anlatırsanız -ki başka türlü bir şey anlatılmaz- en geç iki üç gün sonra "Gel!" der, "sana bir sürprizim var." Hala alık alık bakarsınız, ve ayıptır söylemesi, bu yaşa gelmişsinizdir, hala bir şey bekler, sürpriz bir şey olacak sanarsınız. (Tüm sür­prizlerin!.. Sizden çalınanlarla gerçekleştiğini ve yeni bir şey gibi sunulduğunu unutup -size de müstahaktır ya, neyse...) Sizi, sizin kayalığınızdan daha alçak bir ka­yalığa götürür; elinize daha aşağılık bir şarap verir, ve "Hadi," der, "hadi, mutlu ol."
Bir cümle söyleyebilmek için -o da çoğu kez ya­lan- koca kitaplar yazılıyordu.