Kocatepe'de köylü bir kadının yerli turistlere büyük taarruzu anlatışı:
"İşte aba, bizim köy aha şu tepenin arkasında, şu kıvrımdan doğru geldik biz. Gazi Paşa, Yunan gavuruu kovmak için burda kurmuş karargahını. İşte bak, şu siperler, şöölecene hep bizim askerlen, subaylarlan dolu imiş. Şurlara topları yerleştirmişler hep, attılaa mı topu, yüksek ya, ta gidiyo, gavurun tepesinde patlıyo. Hazırlık, hazırlık, artık saldırmak zamanı gelmiş. Gazi Paşa, askerlere, 'akşamdan biraz erken uyuyun yavrularım, şafaktan hücuma kalkcaz,' demiş. Kendi pek uyumamış, elinde dürbün, bakın işte şurlaa, şurlaa hep düşman askerinin durduğu yerlee, onları gözetlemiş, durmuş. Gahbenin gavuru rahat ya, asdıkları asdık, kesdikleri kesdik. Türkler bize saldıramaz deye, yerleri ışıl ışıl, g.tleende pireler uçuşur, uyurlarmış. Gazi, şafak sökmesine yakın emrindekilere, 'Ben şuraya gitcem, hazırlıkları bitirmiş olun, bekleyin. Ne zaman kırbacı havaya kaldırdım, bekleyceniz, kırbacı indirdiim gibi vursun toplar düşmanı, beni bekleyin,' demiş, yürümüş. Daha şafak sökmemiş, yeni yeni karanlık dağılcak. Herhalde şu siperleen birindeymiş ki, gözetleyip, gözetleyip, kırbacı havaya kaldıımış. Bizim toplar hepsi hazıılaa, beklolaa. Çok geçmemiş, Gazi kırbacı indirivemiş! Amanin gadeşler, bir gümbürtü, bir gümbürtü, toplar daha yataktaki gavurun beynine beynine patlamaya başlamış. Biraz zaman geçmiş, elinde dürbün hep gözlüyo, kırbacı bir daha kaldırmış, indirdiğinde önce süvarilee, akasından askerlee, Allah Allah sesleriylen kakıvemişlee hücuma! Amanin abacım, şahin misiniz, havada mı uçuyonuz, bizimkilee bi inmişler aşağıya, sözde asker ocakla da savaşcaklaa, emme gahbe gavuru, bu tepelerden bulundukları yerden hiçbirbirini beklemeden, başlamışlaa Afyon' a doğru kaçmaya.