"Ümitle malûlüzdür, hep bekleriz; hayat da, cevher haline gelen bekleyiştir sadece. Ebediyen askıda kalmaktansa, tarafsız bir ilâh ya da kadavra durumuna indirmektense, her şeyi bekleriz -Hiçliği bile. Böylelikle, Tamiri İmkansız'ı kendine düstur edinen yürek, bundan hala sürprizler umar. İnsanlık, onu yadsıyan olayların içinde âşıkâne yaşar..."
"Nihaî bir hakikat karşısında duyulan ürküntü evcilleştirilmiştir; nakarata dönüştüğü için artık insanlar onu düşünmezler; zira yalnızca sezinlemeleriyle bile onları uçuruma veya selâmete doğru sürükleyecek bir şeyi ezbere öğrenmişlerdir."