Silin gözyaşlarınızı, süsleyin güzel ölüyü çiçeklerle,
Sonra da törenlerimize uygun bir biçimde
En güzel giysileriyle götürün kiliseye;
Gerçi bizim ağlamamazı ister doğa,
Doğanın gözyaşları aklın eğlencesidir oysa.
Bak sevgilim, doğu bulutlarını
Menevişleyen şu hain ışıklara bak.
Gecenin kandilleri sönmüş, neşeli günse
Parmak uçlarına basmış bekliyor dumanlı tepelerde.
Ya gidip yaşamalı, ya kalıp ölmeliyim.
Ben ben değilim “evet” varsa eğer.
Sana “evet” dedirten gözler kapansın!
Öldüyse “evet” de, ölmediyse “hayır”;
Bir kısa söz belirlesin, sevinç mi, keder mi.