Yazar:
Molière
Çevirmen:
Ebru Erbaş
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

«Yemek için yaşamamalı, yaşamak için yemeli.»
Puan vermedi·198 syf.··
Beğendi
·
2021 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2021 13:43
Spoiler İçerir Öncelikle söylemeliyim ki okuduğum hiçbir kitapta bu kadar güldüğümü hatırlamıyorum. Ancak bu gülmeler "Ağlanacak hâlimize gülüyoruz." sözüyle eş değer nitelikte. Bu komedi eserinde rastlantılar rastlantıları, cimrilikler cimrilikleri kovalıyor... Karakter kadromuz ve olaylar: Harpagon: Kendileri Elise ile Cleante'in babasıdır. Ve kitaba ismini veren işte bu adamdır. 60 yaşlarındadır. İnsanlıktan nasibini almamış biri varsa o da Senyör Harpagon'dur; fanilerin en acımasızı, en katısı ve de en eli sıkısıdır. Hiçbir hizmet ona kesenin ağzını açtıramaz. Lafa gelince takdir, tebrik, teşekkür istediğin kadar, pek de güzel gönül alır ama para dedin mi akan sular durur. Lütufları, iltifatları hep sade suya çene çorbası, vermekten öyle tiksinir ki selamı bile vermez, ancak alır. Cleante: Sevgili Harpagon'un şanssız evladı. Bir gıdım olsun babasına benzemez. Kasabada annesiyle kıt kanaat geçinen dünyalar güzeli Mariane'e aşıktır. Tabii Mariane de ona. Elise: Harpagon'un kızıdır ve Valere'e aşıktır. Valere: Varlıklı bir aileye mensup, soylu bir kişi olup babasını bulmak için çıktığı yolculukta Paris'e uğrar ve Elise'ı gördüğü an tutulur. Zavallıcık, Harpagon'un kızını almak hiç de kolay olmayacaktır. Mariane: Cleante'e aşıktır. Ama Harpagon bu kızcağızı kendine nikahlamak ister. Cleante, babasının bu arzunu duyunca ömründen ömür gider ve bir plan kurar. Anselme: Şehrin soylularındandır. Elise'ın müstakbel eşi olacakken işler grift bir hâle gelir... Frosine: Çöpçatan kadındır. Simon Efendi: Tefecidir. Harpagon ile Cleante, birbirlerinden habersiz bu adamla iş tutarlar. Sonra foyaları ortaya çıkar. Jacques Efendi: Harpagon'un aşçısı ve arabacısı. Son olayların karmaşıklaşmasında bu uşağın payı büyüktür. Valere'e büyük kin besler. La Fleche: Cleante'in uşağıdır.
Tiyatro
CimriMolière · Koridor Yayıncılık · 202127,9bin okunma
Cimri
Puan vermedi·195 syf.··
2021 37. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2021 22:35
Tiyatro eseri okumaya bu kitapla başlamanın haklı mutluluğunu yaşıyorum.Ön yargılarım vardı ama hemen ilk sayfalardan itibaren kayboldu, eser beni kendine çekti ve soluksuz okumama vesile oldu. Yer yer kahkahalar attım aynı sahnedekileri izler gibi gözümün önündeydi her şey yeri geldi öfkelendim. Siz de bir tiyatro eseri okumak isterseniz bu kitapla başlarsanız pişman olmazsanız. Ben bu sayede Moliere ile de tanışmış oldum
Edebiyat
CimriMolière · Koridor Yayıncılık · 202127,9bin okunma
9/10
·198 syf.·
2021 61. kitabı
Çok çok güzel bir tiyatro eseriydi. Mollier den yaklaşık üç yüz elli yıl önce yazılmış, akıcı, eğlenceli, yer yer tebessüm ettiren, hiç sıkmayan, başlamakla bitirmeden bırakamayacağınız bir eser. Harpagon kesinlikle cimriliğin heykesi dikilecek bir karakter olmuş. İsmini sonuna kadar hakeden bir kitap.
CimriMolière · Koridor Yayıncılık · 202127,9bin okunma
Moliere-Cimri
7/10
·198 syf.··
2023 1. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2023 02:22
Öncelikle tiyatroya karşı çok fazla ilgim olaraktan daha önce hiç Molière okumamak beni utandırıyordu. Çok fazla Shakespeare okumuş biri olaraktan anlatımını kıyasen daha anlaşılır daha düz buldum kesinlikle negatif bir eleştiri değil. Shakespeare okurkenki sanat yoğunluğunu hissedemedim. Tabii hakkını da yiyemem, sadece dönemin tiyatro anlayışı değil şimdiki dönemin tiyatrosuna dahi uygun evrensel bir biçimde kurgulanan oyunu okumak çok zevkti benim için. Karakterler öyle başarılı işlenmişti ki Harpagon’un cimriliği gerçekten yanımda yaşanıyormuşçasına rahatsız etti. Umarım bu güzel, keyifli, komedi olup da bir yandan da dram barındıran oyunu yakın zamanda sahnede de izlerim.
Moliere
CimriMolière · Koridor Yayıncılık · 202127,9bin okunma
8/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2022 23:00
Muhakkak okunması gereken tiyatro eserlerinden biri bence. Akışı, diyaloglar ve dili çok güzeldi ve hiç sıkmadan ilerledi. Ayrı olarak bahsetmek istediğim tek şey ana karakterimiz Harpagon'u hiç sevmediğim ve hatta nefret ettiğim gerçeği. Ya cimriliği geçtim hayatımda böyle yüzsüz bir insan görmedim. Hele çocuğu yaşındaki kıza gönül vermesi - ayriyeten bu kız kendi öz oğlunun sevgilisi - ve kıza ettiği iltifatlar ciddi anlamda midemi bulandırdı. Ya senin çocuğun yaşında kız ya nasıl böyle duygular besleyebilirsin be adam! Dipnotlardan edindiğim bir bilgi de bir dönem bu eserin ve Molière'in tiyatro repertuarlarından kaldırılması. Kaldırılma nedeni ise Harpagon'un oğlu ile oğlunun sevgilisi için kavga etmesi ve bu kavga sonucu oğlunun babasına büyük bir saygısızlık yapmasıymış. Harpagon oğluna lanet okuyor ve oğlu da buna karşılık "Allah sizden razı olsun." diyor. Aydınlanma filozoflarından J.J. Rousseau ise oğlanın bu davranışının büyük bir ahlaksızlık olduğunu ve kötü adetlerin aşılandığını vurguluyor. YA HARPAGON KENDİ ÇOCUĞU YAŞINDA KIZA GÖNÜL VERİYOR! BU KÖTÜ ADETLER AŞILAMIYOR DA OĞLANIN BABASINA SAYGISIZLIĞI MI KÖTÜ ADETLER AŞILIYOR? Yani bir oğlanın babasına böyle sözler söylemesi normal şartlarda bence de saygısızlıktır fakat Harpagon'un davranışları saygıyı hak eden bir insanın davranışları değil. Bu yüzden J.J. Rousseau'a katılmıyorum. Burda tepkili olduğum şey; eserin, 60 yaşında bir adamın çocuğu yaşındaki kızla evlenmek istemesinin kötü örnek oluşturacağı için repertuardan kaldırılması değil de bir oğlanın babasına saygısızlık yapmasının kötü örnek oluşturacağından dolayı kaldırılması. Eser ve Molière ile hiçbir derdim yok. Tepkim sadece asıl görülmesi gerkendense çok alakasız konulara odaklanılması. Ay bunu yapan da aydınlanma filozofu. Çok
1000Kitap
CimriMolière · Koridor Yayıncılık · 202127,9bin okunma
10/10
·198 syf.··
2022 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2022 10:23
Dönemin şartlarını çok güzel bir şekilde anlatan, keyifli, karakomik bir hikaye. Parayı çok seven ve bir kuruşunu bile harcamamak için her türlü yola baş vuran, cimri bir babanın, çocuklarıyla ve çevresindekilerle olan ilişkilerini konu alan keyifli bir kitap.
CimriMolière · Koridor Yayıncılık · 202127,9bin okunma
Cimri - Moliere (Ne kolay, ne kolay inanıyor insan sevdiğine!)
9/10
·132 syf.··
2022 78. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2022 09:21
Ah, ne için okur insan? Öğrenmek, yalnızlığından kurtulmak, insanlardan uzaklaşmak vesaire birçok nedeni var. Eğlenmek de bunlardan biri olmalı sanırım. Oldukça eğlendim okurken. Güzel bir kurgusu var eserin. Yanlış anlaşılmalar, tesadüfler önemli bir yer tutuyor. Harpagon karakteri aklıma Kemal Sunal'ın Varyemez filmini getirdi. "Paradan daha değerli ne var bu dünyada?" (s. 27) Altmışını geride bırakmasına rağmen paraya delice önem veren bir karakter. Bu da gerek kendisi, gerek çocukları ve çevresi için hayatı oldukça zor bir hale getiriyor. "İnsan yemek için yaşamaz, yaşamak için yer." (s. 51) Dışarıdan bakınca güzel bir felsefe gibi duruyor. Sofradan tam doymadan kalkmak gerek derler mesela. Ama işte söz konusu cimrilik olunca ortaya çok farklı durumlar çıkabiliyor. OblomovOblomov gibi kendine has bir karakter Harpagon. "Nemize yarayacak mal mülk, tadını çıkaracak güzel çağımız geçtikten sonra?" (s. 9) En çok bunu düşündüm okurken. Güzel yaşayacak parayı elde etmek yıllar alıyor. Bir bakıyorsun ne halin kalmış ne isteğin. Kalan içinde kalmış sadece. Yalnızca güldürü demek yanlış olacaktır. Problemler oldukça zeki bir şekilde çözülüyor, o dönemin toplumu böyle kısa bir eserde oldukça başarılı bir şekilde veriliyor. Evlilik, aile içinde tutum ve davranışlar, efendi uşak ilişkisi... Sahnelenmiş halini izlemek isterdim, umarım nasip olur. Kadın erkek ilişkilerine yönelik de oldukça yerinde tespitleri var. -Biz erkeklere biraz fazla yüklenmiş olsa da.- "Siz erkekler bir tuhafsınız: İnsan sizi yüreğinin bütün açıklı­ğıyla sevdi mi, sevgisini gösterdi mi, hemen soğuyuverirsiniz." (s. 4) Haklı değil mi? Elde edene kadar elimizden geleni yapıyor, kendimizi dünyanın en iyi insanı olarak gösteriyor, bir süre sonra ise dünyanın en sıradan insanı haline geliyoruz. Her iki cins
Tiyatro
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma
8/10
·104 syf.··
2023 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2023 12:51
Kitap bir tiyatro metni olduğu için çok akıcı ilerliyor asla sıkılmıyorsunuz hemen bitsin de istemiyorsunuz. Konusu ; Zengin ama aşırı cimri bir baba eşi hayatta değil bir erkek bir kız iki çocuğu ve uşakları ile birlikte yaşıyorlar. İki çocuk da aşık oldukları kişi ile evlenmek istiyor ve bunu nasıl babalarına söyleyeceklerini düşünüyorlar. Bu sırada babaları da onlara hem kendinin evleneceğini hem de onları kendi belirlediği kişiler ile evlendireceğini söylüyor. Tabi babanın seçtiği kişi de oğlunun sevdiği kız olunca olaylar gelişiyor. Bir cimri için parası her şeyden daha önce gelir kısaca anlatılan konu buydu ne olursa olsun asla parasından vazgeçmiyor onun yaşama amacı parası oluyor. Sonu gerçekten çok hoştu özellikle bütün belirsizlikler bitip her şey açıklığa kavuşulduğunda bir tiyatro metni olduğu için kitabın başında zaten karakterlerin kim olduğu ve isimleri yazılsa bile sona kadar asla sürprizinin kaçtığını düşünmüyorum. Umarım bir gün tiyatrosunu da izleme fırsat bulurum iyi okumalar
1K
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma
Açgözlü
7/10
·104 syf.··
2024 65. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2024 16:20
Moliere, bildiğiniz üzere gelmiş geçmiş en meşhur ve önde gelen oyun yazarlarından bir tanesi. Fransız. Aynı zamanda da oyuncu. Moliere, sarayın çok içinden birisi idi. Annesi asilzade idi, zengin bir kadındı, babası ise sarayın mobilyacısıydı. Annesini erken yaşta kaybettiği ve babası ile de arası iyi olmadığı için hayat maratonu onun için erken başlamıştı. Paris'ten 20'li yaşlarında ayrıldı ve orada tiyatrocu Madelaine Bejart ile tanıştı. Onunla birlikte küçük bir bölgede tiyatro topluluğu kurdular. Hatta daha hızlı büyümek için çeşitli borçlara girdiler. Bu borçlardan dolayı cezaevine gönderildiler. Ama onları borcu kapatarak cezaevinden kurtaran kişi Moliere'nin hiç anlaşamadığı babasından başkası olmadı. Daha sonra Madelaine Bejart ile birlikte sabit tiyatro fikrinden vazgeçip, tiyatro serüvenlerine gezgin tiyatro şeklinde devam etmişlerdir.Turne esnasında yine çok önemli kişilerle tanışmışlar ve ün kazanmışlardır. Öyle ki kralın, dükün, papazların önünde bile eserlerini sahneler hale gelmişlerdir. Yine tiyatroya ömrünü adadığını da büyük harflerle vurgulamakta fayda var. Öyle ki ölümü bile Hastalık Hastası oyunu oynandığı esnada yaşadığı bir rahatsızlık sonucu gerçekleşmiştir. Oyunlarının karakterleri, kendi tiyatro topluluğunun oyuncularını andırır. Bu şu demek aslında çevresindeki kişilere göre oyun yazmıştır. Çünkü bu sektörün tam göbeğinden birisidir. Oyuncu olduğunu zaten yukarıda da söyledim. Kendisi de genellikle, çabuk kızan adam, uşak, aldatılmış koca, dar kafalı burjuva ve "Moliere denen herife" söven yobaz ihtiyar gibi rollerde yer almıştır. Doğaçlamada ustadır. Karakterlerin huyları ve özellikleri sık değişir. Akıllı birisi, kitabın sonunda aptal olabilir. Mantıktan uzaklık onun farkıdır. Son olarak onu profesyonel bir yazardan ziyade yazdığı
Edebiyat
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma
CİMRİ - Moliere
8/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2025 23:35
MolièreMolière’in Cimri adlı eseri, parayı canından çok seven Harpagon adlı bir adamın hikayesini anlatıyor. Harpagon o kadar cimri ki, parayı oğlu(Cleante) ve kızının( Elise) mutluluğundan bile daha çok önemsemektedir. Ayrıca paralarını çalmasınlar diye gözü sürekli evin hizmetçilerinin üzerindedir. Oğlu Cleante, gönlünü bir kıza kaptırmıştır ancak Harpagon paragöz olduğu için, kızın fakir olduğunu düşünerek; “O kızı sana almam, başka zengin bir kızla evlendireceğim!” diye diretmektedir. Çünkü Harpagon da gönlünü kıza kaptırmıştır :) Elise'nin durumu da abisinden pek farklı değildir; o da sevdiği adamla evlenmek istemektedir ama Harpagon kızına da sevdiği adamla evlenmesine izin vermiyor çünkü kızına da zengin ve yaşlı bir eş arayışındadır :) ama işin garibi, ne parası ona mutluluk getiriyor ne de insanlar tarafından seviliyor. Paraya olan bu aşırı düşkünlüğü, Harpagon’u yalnızlaştırıyor. Çocuklar ise babalarının para takıntısından bunaldıkları için kaçmaya çalışıyorlar. Harpagon sonunda, paranın tek başına insanı mutlu edemeyeceği gerçeğiyle yüzleşiyor ve “paranın peşinden koşmak” yerine, gerçek değerleri yani sevgiyi ve insan ilişkilerini keşfetmesi gerektiğini anlıyor. Eserin son bölümünde Molière bize, "paranın gözü kör olsun" diyor. Harpagon gibi aşırı cimri bir adam, paraya olan aşkı yüzünden kendi çocukları ve hizmetçileri dahil çevresindeki tüm insanları kaybediyor. Oysa ki en değerli şey; sevgi ve insanlık. Bu arada CimriCimri konu ve diyaloglar olarak o kadar halktan bir eser ki Cimri'ye benzer bir kaç Yeşilçam Filmi izlemiştim. Dünya klasikleri macerası iyi geldi dünya turuna biraz daha devam edicem sanırım :) Keyifli, eğlenceli ve çok
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma

Yazar Hakkında

MolièreYazar · 35 kitap
Molière, sarayın döşemelerini yapan bir mobilyacı olan Jean Poquelin ile bir zengin burjuva ailesinin kızı olan Marie Cresse'nin oğluydu. Moliere annesini 10 yaşındayken yitirdi ve babası ile bağlantıları hiç sıkı değildi. Annesinin ölümünden sonra babası ile Paris'de o zaman yukarı burjuva sınıfından kişilerin evlerinin bulunduğu Rue Saint-Honoré'de yaşadılar. İlk okul eğitimini Paris'te yaptı ve sonra Paris'in en iyi okullarından Cizvit'lerin idaresinde olan "Collège de Clermont"'da öğrenim gördü. 1641'de bu okuldan ayrıldı. Babası 1531'de bir imtiyaz satın almıştı ve Moliere babasının işini devam ettirmeye başladı ve bu arada hukukçu olmak için çalışmalara başladığı da bildirilir. Haziran 1643'te Moliere 23 yaşında iken birden babasının işini bırakmaya ve Paris'ten ayrılmaya karar verdi. Daha önce tanışmış olduğu tiyatrocu güzel aktrist Madelaine Bejart ile birleşip kendisi 630 livre sermaye katarak ile Bejart'la birlikte Illustre Théâtre adlı bir tiyatro topluluğu kurdu. Böylece bağlı oldugu sosyal sınıf ilişkilerini geride bıraktı. Sahne adı olarak Fransa'nin Midi bölgesinde Vigan şehri civarında bir köy olan Molière ismini kullanmaya başladı. Bundan hemen sonra bu topluğa Madelaine'nin erkek ve kız kardeşleri de katıldı. Moliere hem iyi aktörlük gücü hem de eğitimi dolayısıyla bu gezici tiyatro trupunun idarecisi oldu. 1645'te bu gezici tiyatro trupu, çoğu pansiyon masrafları olmak üzere, 2000 livre borçlanmıştı. Moliere bu borçlar dolayısıyla hapse atıldı ama ya babası ya da topluluk mensupları borcu ödeyerek 24 saat sonra hapisten kurtarıldı. Bundan sonra Moliere ve Madelaine Bejart 12 yıl sürecek bir gezici tiyatro hayatına başladılar. Önceleri "Charle Dufresne"'nin trupuna katıldılar ve sonra kendi truplarını kurdular. Bu topluluk biraz başarı kazanarak Orleans Dükü I. Filip'in koruması ve desteği altında çalışmaya başladı. Bu gezginci tiyatroculuk döneminden Moliere'in ancak iki eseri elimize geçmiştir: "L'Étourdi" ve "Le Docteur amoureux". Bu eserlerde Moliere'in gezginci tiyatroların alışılagelen İtalyan asıllı ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başladığı gorülmektedir. Bu arada Moliere Languedoc Eyaleti valisi Conti Dükü ile iyi arkadaş olmuş ve onun mali desteğini almıştır. Fakat bu kişi bir zuhrevi hastalığa tutulunca dinsel baskılar dolayısıyla tiyatroculara mali desteğini kesmiş ve şahsi ilişkilerden bile uzaklaşmıştır. 1650 - 1953'te tiyatroyla Lyon'da kaldı ve Lyons'da iken Moliere'in trubuna Markiz sahne adlı Mademoiselle Duparc katıldı. Bu aktrist tanınmış oyun yazarları olan Pierre Corneille, sonra da Jean Racine ile ilişki kurdu ve hatta bir müddet Racine'in metresliğini yaptı. Racine hazırladığı ilk eserini Moliere'in sahnelemesini istemiştir ama Moliere bunu kabul etmemiştir. Paris'te "Rue de Richelieu" ve "Rue Molière" kavşağındaki Moliere anıtı 1658'de Moliere ve trupu en sonunda Paris'e geldiler. Kral XIV. Louis'nin kardeşinin koruması altında, 1658'de eski Louvre'da Kral'a Corneille'in "Nicomedes" adlı trajedisini ve "Le Docteur amoureux (Aşık doktor)" adlı fars oyunun oynadılar. Moliere'in trupu Kral'ın kardeşi Orleans Dükü I. Filip'in mali desteğini kazanarak "Mösyö'nun Trupu" olarak anılmaya başladılar. Yine Orleans Dükü desteği ile bu trup ve Fiorelli'nin (Scaramouche) rolünü benimsediği İtalyan Commedia dell'Arte trubu birleşip Paris'te tanınan yeni bir tiyatro topluluğu oluşturdular. Bu topluluk Louvre Sarayı yakınlarındaki "Petit Bourbon Tiyatrosu"'nda merkezlendi. Bu toplulukla 18 Kasım 1659da "Les Précieuses ridicules (Gülünç Kibarlar)" eserini sahnediler. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve Scaramouche karekteri ile ün yapan Italyan Tiberio Fiorelli'den Commedia dell'Arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu cok tutuldu. Bu trup 1660'da Kral huzurunda birkaç kez oyunlar oynadı. 1661'de Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı yeni "Theatre du Palais-Royal"de topluluğuyla oyunlar sahnelemeye başladı. Moliere'in bundan sonra bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de trupunun kurucularından olan arkadaşı Madeleine Bejart'ın Comte de Modene'den olan kızı Armande Bejart'la evlendi. Üç çocukları oldu; ama bunlardan yalnızca tek biri yaşadı. Kral tarafından 1.000 livre yıllık maaş bağlandı. 1664'te Kral, Moliere'in oğlunun vaftiz babası oldu. Aynı yıl Kral'ın bağladığı yıllık maaş 7.000 livreye çıkartıldı. Bu dönemde Moliere drama kuramcısı Boileau, La Fontaine ve Racine ile dostluk kurdu. "Kadınlar Okulu" ve "Tartuffe" oyunları yüzünden Cizvit Jansenitlerle arası bozuldu ve onların ve diğer koyu dindarların öfkesi üzerine çekildi. Sağlığı bozuldu. Başrolünü oynadığı "Le malade imaginaire (Hastalık Hastası)" oyununun oynandığı 17 Şubat 1673'teki oyunun dördüncü sahnesinde, Molière sahnede fenalaşıp yere düştü. Verem hastası olan yazar kanlı öksürük krizini atlattıktan sonra, tüm ısrarlara rağmen rolünü tamamladı. Oyundan birkaç saat sonra evinde yeniden fenalaşan yazar, bu ikinci krizi atlatamayarak vefat etti. Zamanının Katolik kilisesi aktörlerden ve tiyatrodan hoşlanmamaktaydı ve kilisenin israrıyla çıkartılan devlet kanunlarına göre de aktörlerin kilise töreni ile kiliselerin takdis ettiği mezarlıklara gömülmeleri yasaktı. Moliere ölmekte iken Katolikler için geleneksel olan bir rahip tarafından son nefeste takdis edilmesi imkânı olmamıştı ve Katolik kilisesi ona dinsel cenaze töreni yapmaktan ve mezarlıkta bir kabir temin etmekten kaçındı. Fakat Moliere'in karısı Armand Krala'a başvurarak eğer kocasının cenazesi töreninin tamamiyle geleneklere uzak olarak geceleyin yapılması ve normal bir kilise cenaze törenine benzemesi için ondan özel izin aldı. Moliere'in ceseti takdis edilmiş bir kilise mezarlığının duvarla ayrılmış bir köşesinde bulunan ve vaftiz edilmeden, yani Katolik mezhebine kabul edilmeden, ölen bebeklerin mezarlığına gömüldü. 1792'de Fransız Devrimi idaresi sırasında Moliere'in ceseti bu mezarlıktan çıkartılarak o zaman kurulan "Fransız Anıtlar Müzesi"ne geçirildi; 1816'de ise Paris'te tanınmış kişiler için bir mezarlık olan Pere Laschaisee şair Lafontain mezarı yakınında bulunan bir mezara konuldu. Molière'in bilinen ilk yapıtları, Paris dışında gezgin tiyatroculuk yapmakta iken 1655'te Lyon'da sahnelenen "L'Etourdi ou contretemps" (Türkçe olarak ilk sahnelenme adı "Savruk", 1876; Dünya Edebiyatından Tercümeler serisinde yayımlanma adı "Şaşkın yahut Beklenmedik Engeller", 1944) ve "Le Docteur amoureux (Aşık Doktor)" idi. Bu eserlerle Moliere bu dönemde gezginci tiyatroların uydukları İtalyan ve yarı tuluat şeklindeki Comedia del Arte tiyatro konu ve stilinden ayrılıp kendine has bir oyun uslubu geliştirmeye başlamıştır. Moliere, 1656'da ilk önemli komedisi sayılan ve Paris'te sahnelenen ilk oyunu olan "Les Precieuses Ridicules"'ü (ilk Türkçe sahnelenme adı "Dudukuşları", 1876; yayımlama adı Gülünç Kibarlar , 1943) yazdı. Sosyetenin kibar davranışlarına özenen iki taşralı genç kızı konu alan bu oyun, Moliere'in bütün yapıtlarında öne çıkan bir temanın ilk işlenişiydi. Moliere burada, toplumsal kuralların gerektirdiği yüzeysel kibarlıkla altta yatan içgüdüsel davranış arasındaki uyumsuzluğun yarattığı gülünçlüğü ele alıyordu. Bu oyunla Moliere çok dikkat çekti ise de Paris'in tiyatro seyircileri bu oyundan özellikle hoşlanmadılar ve çok tenkide uğradı. Bu sefer Moliere toplulukta arkadaşı olan ve "Scaramouche" karekteri ile ün yapan İtalyan aktör Tiberio Fiorell'den Commedia dell'arte hakkında epey ders alıp bunları uygulamaya koyuldu. 1660'da temsile koyduğu "Sganarelle, ou Le Cocu imaginaire (Hayalde Aldatılmış Koca)" adlı oyunu çok tutuldu. Bu eserin aile içi ilişkiler teması Moliere'in insan ilişkilerinin yapmacıklığa dayandığı hakkındaki pesimist dünya görüşünü dramatik olarak ifade etmektedir. Moliere'in topluluğu 1661'de, Kardinal Richelieu'nün bir tiyatro binası olarak yaptırdığı Palais Royal'deki (Kraliyet Sarayı) bir salona taşındı. Moliere'in bütün "Paris" oyunları burada sahnelendi. 1662'de sahneye konan ünlü oyunu "L'Ecole des femmes" (Türkçe'de ilk sahnelenme adı "Kadınlar Mektebi, 1876; yayımlanma adı Kadınlar Mektebi", 1941) daha ilk gecesinde skandal yarattı. Seyirciler ve yetkililer, artık hiçbir değere saygısı kalmamış bir komedyenle karşı karşıya olduklarını düşünüyorlardı. Oyun, kadınlardan çekinen ve bu yüzden de saf, gözü açılmamış bir genç kızla evlenerek onu kendi ilkeleri doğrultusunda yönetmek isteyen bir erkeği konu alıyordu. Oyunun sonunda adam genç eşine aşık oluyor, ama aşkı dile getirmesini ve kadınlara bir sevgili gibi yaklaşmasını bilmediği için gülünç durumlara düşüyordu. Moliere oyuna gelen eleştirilere 1663'te La Critique de L'Ecole des femmes ("Kadınlar Mektebinin Tenkidi, 1944) ve L'Impromptu de Versailles (Versailles Tulûatı, 1944) adlı tek perdelik oyunlarıyla karşılık verdi. Bunlardan ilkinde komedi anlayışını yansıtıyor, ikincisinde ise oyuncuların dinlenme odasını ve prova sırasında sahne arkasındaki konuşmaları çok gerçekçi bir bakışla anlatıyordu.