“Kendine kendi iyini ve kötünü verebilir misin ? Kendi istemini bir yasa gibi uygulayabilir misin ? Kendi yasanın hem yargıcı hem de celladı olabilir misin ? “
Öyle uzak ki yerim uzakları aşıyor
Bütün özlediklerim benden ayrı yaşıyor
Ya her şeyim ya hiçim,sorma dünyam ne biçim
Bir kördüğüm ki içim çözdükçe dolaşıyor.
Hak etmeyene verilen fazla saygı ve değer o kişiye aslında hakaret etmektir.Kimse istemediği halde başkasından bir şey almayı, borçlu kalmayı istemez çünkü.
Kendimizi sevmeyi öğrenmeden,başkasını sevmeye çalışmak.Kendi varlığımızı kabullenmeden başkasının varlığını onaylamak ve sindirmeye çalışmak.Daha kendimizi hazmedemeden,iyice çiğneyip özümsemeden,başka birine yer açmak ve ona bağlamak tüm varoluşumuzu.Böyle bir denklemde mutluluk ve gerçek aşk yaşanabilir mi ?