Yazı, İndiana eyaletinde Christ Community Kilisesi’nde çalışan papaz Nate Pyle’a ait:
Bir gün oğlumla o konuşmayı yapmak zorunda kalacağım. Yok, anne babaların konuşmaktan korktuğu ve çocukların utandıkları o malum konuşma değil. Ben insanları rahatsız etmekten hoşlanırım, o yüzden eminim o konuşma eğlenceli olacaktır. Benim bahsettiğim şey başka bir konuşma. Erkeklerin gözlerinin sık yaptığı o şeyi (şehvet objesini takip etmek) onun da yaptığını farkedince yapacağım. Ben bunu farkedince muhtemelen alış veriş merkezinde olacağız, çünkü babalar oğullarıyla sık sık oralara giderler. Belki de sahildeyken o bakışını farkedeceğim. Nerede olacağı çok da önemli değil. Bu bakışı bir gün göreceğim ve de bu konuşmayı yapmanın zamanı gelmiş olacak.
Gel bakalım şöyle. Seninle konuşmak istiyorum. Ona baktığını gördüm. Seni yargılamıyorum, utandırmak da istemiyorum. Niye yaptığını biliyorum. Ama bu konu hakkında konuşmamız lazım. Çünkü bir kadına nasıl baktığın çok önemli. Pek çok kişi sana, bir kadının seni yoldan çıkarmamak için nasıl giyindiğine dikkat etmesi gerektiğini söyleyecek. Ben de sana şunu söylemek istiyorum. Sabahları giyinmek, bir kadının sorumluluğudur. Ne giyerse giysin, ona bir insan olarak bakmak da senin sorumluluğundur. Gözlerin ona kaydığında, onu giydiği ve giymediği şeyler için suçlamak içinden geçebilir. Ama yapma. Kendini kurban yerine koyma. Konu gözlerinin nereye baktığı olunca, çaresiz bir kurban değilsin. Onlar üzerinde tamamen kontrolün var. Bu kontrolü kullan. Onun gözlerine bakmaya çalış. Onun kıyafetlerini veya vücuduna değil, ona bakmaya çalış. Kendini kurban yerine koyduğun zaman, sadece dışarıdan gelen etkilere tepki veren ve doğruyu yanlıştan ayıramayan biri olduğun yalanına destek olursun. Bana bak. Bu saçma sapan bir yalan. Sen bundan daha