Ne kimseyi görme, ne kimseyle uzun uzadıya konuşma, hatta kıpırdama isteği bile duymuyorum. Kendimi erteliyorum ya da saklıyorum bir şeylere, düşündükçe kaybolacağım sanki, hissetmek büyüyor gözümde, bir şeyleri koruyor gibiyim ya da farkında olmadan kaçıyorum her şeyden,,,
"Kendini incitiyorsun ruhum, kendini incitiyorsun! Böyle giderse kendini onurlandırma vaktin geçmiş olacak, zira bir insanın sadece bir yaşamı vardır ve senin için kapı kapanmış olacak; kedine hürmet etmiyorsun, aksine esenliğini başkalarının ruhunda arıyorsun." s.43
“Başka bir insanın ruhunda ne olup bittiğiyle ilgilenmeyen birinin mutsuz olduğu pek görülmez, ancak kendi ruhundaki değişimlerle yakından ilgilenmeyen insanların mutsuz olması kaçınılmazdır.” s.44