10/10
·120 syf.··
2026 20. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 13:35
Ahhh bu üşenmeler...Üşenmesem hem 114 sayfa kitabın tamamının altını çizer, hem de bütün kitabı buraya baştan aktarırdım. O kadar güçlü bir anlatı ki ''Mumlar Sonuna Kadar Yanar'' tarifi zor. Özellikle Konrad'ın eve gelip karşılıklı oturuşlarıyla sanki şöyle bir durum oluştu : Kemerlerinizi bağlayın, arkanıza yaslanın sıkı bir yolculuğa çıkıyoruz dedi yazar. Ve o karşılıklı oturma anından itibaren yazar öyle bir gaza yüklendi ki bizi koltuğumuza yapıştırdı ve öyle derin bir yolculuk yaptırdı ki, kitabın son cümlesi ile waaawww ben nerdeyim? burası neresi? dedirtti. O kadar, ama o kadar şeyi o kadar güçlü şekilde sorguladı/sorgulattı ki; özellikle bana verdiği hissiyat, bugünden geriye bakmanın ne kadar güçlü bir olgu olduğu. Adına belki tecrübe dediğimiz şeyin insanı ne kadar dönüştürdüğü, katil olabilecekken gülüp geçecek kadar güçlendirebileceği mesela... - bugün yaşananın bugünün koşullarıyla gerçekleşenin yaşanacak olan yaşandıktan sonra sebepler aramanın, bahanelerin, öfkelerin ve hatta öldürmelerin bile anlamsızlığını o kadar derinlemesine hissettirdi ki istemesek bile finalde aynı empatinin içinde bulduk kendimizi. Ben de olsam... Diyorum ya elimden gelse bütün kitabı buraya aktarırım...Yine de bana çok güçlü gelen bir kaç alıntı paylaşmak istiyorum ; ''...General bu cümleyi anladığında babası hayatta değildi, aradan yıllar geçmişti…” ''...Sonra bir kuzu getirildi, beyaz bir kuzu, ev sahibi bıçağını alıp hiç unutamadığım bir hareketle onu kesiverdi. Böyle bir hareket öğrenilmez, bu Doğu'ya özgü bir hareket; öldürmenin sembolik ve dini bir anlamının olduğu, temel bir şey, yani kurban anlamına geldiği bir zamandan kalma, İbrahim İshak'ı kurban etmek istediğinde bıçağı böyle kaldırmıştı, eski tapınaklarda kurbanlar sunağın, putun yada tanrı tasvirinin önünde
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,7bin okunma
kursun atar kursun yerim bayildim kitaba
9/10
·496 syf.··
2025 46. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 05:32
Hepinize tekrardan merhabaaa dostlaarrr. Kitabımızın ismi Gustav Klimt isimli resim sanatçısının “yaşamında bir milyon öpücük” tablosundan geliyor. Kızımız sanatı ve özellikle bu tabloyu çok seviyor ve yazar o kadar güzel katmış ki bu eseri kendi hikayesine.. mükemmeldii. Şimdi size yine çoğu kişi tarafından beğenilmeyen ama benim aşırı beğendiğim, bitirmek istemediğim, karakterlerinden kopamadığım o kitabın incelemesiyle geldim. Şimdi kitap aşırı smut içeriyor, bundan rahatsızlık duyan varsa bence hiç başlamasın. Önce konusundan bahsedeyim, sonra eleştiriye geçerizz. Şimdi kitabımız aslında aşırı klişe. Hani şuu.. kolej sahibinin bad boy, yakışıklı oğlu ve saf masum kız ikilisinden. Ama biraz daha farklı gibi. Lancester koleji diye bir yer var. Buranın sahibinin oğlu ise Crew Lancester. Erkek karakterimiz okulun popüler çocuğu. Bir de Wren isimli kızımız var. Wren de, kolejdeki tek bakire. AMAN TANRIM NE BÜYÜK OLAY AMA DİMİ? Demeyin öyle harbiden büyük olay yani, tek bakire nasıl olabilirsin kiii.. hemde 17 yaşındasın yani mjkzjkmzj Neyse neyse bakın şimdi O bölgede yapılan bir yemin töreni var. Tabii isteyen babalar kızlarına yapıyor bunu. Ergenlik zamanından önce yapılıyor, kızların kavalyeleri babaları oluyor ve aile yadigarı olan bir yüzük kızın parmağına geçiriliyor. Sonra kız babasına “evlenene kadar herhangi bir erkekle cinsel birliktelik yaşamayacağına” dair bir bekaret yemini ediyor. Bence baya garipti bu yani ve de gereksiz. Kolejdeki çoğu kıza da bu tören yapılmış ama nasılsa hepsi bekaretini kaybediyor, tabi ki bizim biricik masum kelebeğimiz Wren hariç.. Wren de okulda hem sevilmiyor hem de acayip bir popülerliği var. bu çelişkiyi bende anlamadım aslında. Sevilmiyor çünkü okuldaki kızlara sürekli “kendinizi kocaniza saklayiiinn, bakin ben
Bir Milyon ÖpücükMonica Murphy · Ren Kitap · 01,139 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·400 syf.··
2024 22. kitabı
Öncelikle yorumum bazı yerleri spoilerli olacak o yüzden kitabı okumamış olan arkadaşım yorumumu okumamanı öneririm kitap uzun zamandır listemde olup okumak istediğim bir kitaptı daha önceki kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da Ahmet ÜMİT'in dili çok akıcıydı olaylar heyecanlı başlıyor daha ilk sayfasından sizi etkisi altına alıyor diyebilirim ve sürekli yeni birşeyler olduğu için kitap sizi kesinlikle sıkmıyor okudukça okumak istiyorsunuz kitabi ilk bitirdiğim de waaawww çok iyiydi diye düşündüm ama aradan biraz zaman geçip düşününce bana göre bazı yerler zorlama ya da mantık hatası gibi geldi örneğin kitabın sonunda Tim herkesin gözü önünde cinayetleri işlediğini itiraf ediyor bence bu çok saçmaydı tamam cinayetleri sen işledin belli bir amacın vardı kendince belki haklıydın ama bunu itiraf etmen de ki mantık nedir kendi kendini ele vermiş oldun ayrıca kitabın sonu yarım kalmış gibiydi yüzbaşı ve Esra ne oldu Kemal'in ölümünden sonra kazı durduruldu mu çünkü başka heykelcikler falan da çıkarılacaktı Tim cinayeti itiraf etti ve kitap bitti diğer herşey yarım kaldı gibi geldi bana ayrıca kitabın ilk başında ki Patasana benim gözümde o kadar ayrı, yüce bir yerdeydi ki Patasananın son iki tabletini gerçekten tam bir hayal kırıklığıyla okudum bir de bu kitaptan bağımsız Ahmet ÜMİT hakkında ki genel düşüncem yazar her kitabın sonunda illa ki bir ters köşe yapıyor bu kitabında da yapacağını çok iyi biliyordum o yüzden bütün kitap boyunca bütün karakterleri sorguladım küçük bir sözden küçük bir davranıştan hep bir açık aradım acaba kim olabilir diye ve bu benim karakterlerle bağ kurmayı engelledi diyebilirim karakterlere çok bağlanamadım ama bu benden kaynaklı açık aramak yerine olayların akışına kendimi bıraksaydım belki daha çok zevk alabilirdim.
Ahmet Ümit serisi
PatasanaAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201229,4bin okunma
10/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2022 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2022 19:25
Kocaman bir waaawww ile başlayayım önce... "Nöro-roman:Sinirbilimsel gerçeklerin, belli bir kurgu ve hayali karakterler eşliğinde okuyucuya sunulduğu bir roman türüdür." Nöro-roman türünde Mater serisinin ilk kitabı Pia Mater. Beynin işleyişi, bölümleri olaylar zinciri bir romanla anlatılmış. Ama ne roman. Müzik, uyku, korku, değişik duyguların vüdumuzun salgıladığı koku değişimleri, limbik sistem, nöron, amigdala... Bunlar olaylar ile bağlantılı olarak o kadar güzel anlatılmış ki. Bir de kurgusu var ki kitabın harika.Bir yandan olayların gelişimini merak ederken beyin ve çalışma sistemi hakkında bilgi edinmek gerçekten çok keyifliydi. Okurken bazı durumlarda, yaşananlarda verdiğiniz tepkilerin cevabını alıyorsunuz. Mesela uyku, önemi ve uykusuzluk sonucu yaşanan sersemlik duygusu. Bunun yanında hayvanlar alemine, hayvanların beyninin çalışma şekli, zaman kavramı ve daha bir sürü bilgi... Serinin ikinci kitabı Aroncnoid Mater'e bir an önce başlamalıyım. Hikaye yarım kaldı ve ben çok merak ediyorum. Şiddetle tavsiyemdir. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2019 93. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2019 21:18
waaawww ben ne okudum ya öyle .yazarın kalemine bir diyeceğim yok zaten. Sabah başlayıp akşam bitirmem yeterli bir cevap olur size. Bikere romandaki kişilerin hepsi kendince baş karakterdi ki bu nadir görülen bir durumdur. Yazar tüm karakterlerini okuyucu için önemli kılmış. Olaylar arasındaki geçişler muazzam. Aynı şekilde zamanlar arasındaki geçiş de son derece başarılı. Yani ne diyim ki ya aşkın, tarihin, aile bağlarının paranormal olaylarla iç içe olduğu bir roman okudum ben. Valla çok etkilendim. Bu kitaba ben geç kaldım ama siz kalmayın millet. Hemen okuyun hemen hemen. Bak hala duruyor ya
1000Kitap
Mühürlü ZarfPürlen Kıyat Karakuş · İnkılap Kitabevi · 2019137 okunma
10/10
·416 syf.··
2016 189. kitabı
Waaaww.. waaawww.. waaawww.. Ne kitapti bea.. fantastik kitaplara bayiliyorum bu kitap muthisti tek kelimeyle. Etkisinden cikmam cok zor olucak belli yani.. kitaba gelicek olursak.. Karnligin birbirinden heybetli efendileri.. Budapeşte'deki kalelernde yaşamlarını sürdürürken onları öldürmek isteyen Avcıların kalelerine yaklaştığını fark ederler. Avcıların büyük ihtimalle yem olarak kullanılacak bir kadın gönderdiklerini dusunurler. Maddox da kadını bulmak ve öldürmek için ormana gittiğinde kız, ona yanında kalmasini soyler cunku Kız, yani Ashlyn, çocukluğundan beri kafasının içinde sesler duyuyordur. Ancak Maddox'la karşılaştığında tüm sesleri duymamaya baslamistir. Zaten Budapeşte'ye sesleri susturabilecek paranormal bir yaratık aramaya gelmis we Maddox'la karsilasmistr. Bir de iblislermzn kendine has lanetleri war. Maddox hem siddete hem de ölüm lanetine sahip. O acilara dayanan dew bi adam. Ashlyn de oyle bi adama layik mukemmel bi es idi. Ah ah kitapta öyle bi sahne war ki. Ashllyn harikaydi. Muthis bir seri. Yine gec kaldigim. Okuyun okutun we bayilin :D
En Karanlık GeceGena Showalter · Pegasus Yayıncılık · 2011502 okunma