İnsan ölümün karşısında susmasını bilmiyor... Ölüm en büyük sükuttur... Ölümü bütün azametiyle anlamak için susmak lazımdır. Başını ellerinin içine alarak susmak...
Önümde yatan bu beden, dünyada benim içim en değerli, en tatlı hazine olan bu beden artık bilincin son ışıklarının yanıp söndüğü bir hücre yığınından başka bir şey değildi.
Ondan bana yansıyan bir şeyler benim bu beceriksiz bedenimi bu kadar yetenekli, bu kadar esprili ve tükenmez enerjili kılıyor. O olmadan, onun bana yansıyan ruhu olmadan ben kimim? Imre Greiner, Slovak asıllı bir ırgat kadının ve gündelikle çalışan bir ırgatın oğlu. Korkular içinde yaşayan, kendi bile ne olduğunu bilmeyen, yetenekleri olmayan, rüyalarında hep birilerinden kaçan ve çocukluk anılarından aklında, gökyüzündeki bir canavara benzeyen küme küme bulutlar kalmış bir adamım. Ama şimdi artık korkmuyordum. Anna'yla birlikteydim ve onun büyüsüyle yaşıyordum. Gerçekten bir büyü dünyasındaydım ve sihirli kelimeyi biliyor gibiydim. Ama aslına bakılırsa sihirli kelime birini sevmekten ibaretti.