"Bu dünyada her şeyin bir rengi vardı; bir kimliği. Ayırt ediciydi renk. Sınıflandırmak ya da tanımak için birebirdi. Ama gerçekten öyle miydi? Renk bir kartvizitten ibaret miydi bizim için?
Siyahı ve beyazı tenin, ırkın rengi yaptılar aslında mevzubahis kahverenginin tonları olsa da. Gözlerde maviyle yeşile renk dediler sadece. Damgalar bastı insanlar renklere. Siyah ve beyazın olmadığı bir dünyaya keskin sınırlar çizdiler, bayrak yaptılar onlardan. Renklerin ahengini anlayamayanlar basitleştirdi ve aynı zamanda çıkmaza sürdü her şeyi. Herkesin kanı kızıl akarken renklerden bir ağ ördüler insanlığa, ön yargıya koca bir taht hazırladılar."