Şimdi terörizmden yeni bir tartışmalı örnekler kümesine, seri katillere geçelim. Burada da seçenekler çok. Seri katiller belli bir siyasal amaca ulaşmak için değil, öldürmekten haz aldıkları için cinayet işlediklerinden teröristlerden bile daha rahatsız edici olabilirler. Pek çok seri katil öldürmeden önce kurbanını saatler, hatta günler boyunca bir yere kapatır ve işkence eder. BİÖ katili Dennis Rader ile Fred ve Rosemary West vakaları böyledir. Pek çok seri katil, kurbanlarının hayatını korkunç cinsel saldırılar sırasında sona erdirir. Ted Bundy, John Wayne Gacy, ayrıca Hanover hesabı olarak bilinen ve en az 24 kişi boğazını keserek öldüren Fritz Haarman vakalarında bu cinse saik vardır.
Seri katillerin yaptığı şeylerin ayrıntılarını öğrenmek gerçekten mide bulandırıcıdır. Bu cinayetlerden çoğu o kadar tüyler ürperticidir ki onları iğrenç bulmakla kalmayız aynı zamanda dumura uğratıcı ve anlaşılması imkansız şeyler olduklarını düşünürüz. Bu yüzden insanlar siyasi sayıklarla hareket eden teröristlerin aksine seri katillerin kötü değil, ruh hastası olduğunu düşünür çoğu zaman. Ruh hastası olan pek çok kişi hukuken ve ahlaken yine de eylemlerine sorumludur.
Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kıyaslama tuzağından sakınmak için atılacak ilk adım, tek olduğunu ve onu her gittiğin yere taşıdığını kavramaktır. Eski bir deyişte olduğu gibi, “Her nereye gitsem, oradayım.” Hiç kimsenin (arzular, iç dünyan ve düşüncelerin açısından) seninle uzaktan veya yakından benzerliği yok. Bunu sindirdiğinde, bazı şeyleri yapmak veya yapmamak konusunda niye bir başkasının örneğini kullanma gereği duyduğunu sorgulamaya başlayacaksın. 
Çim Yaprakları kitabında Walt WITHMAN etkileyici hayvan sevgisini şöyle kağıda dökmüş: sanırım, onlardan biri olup aralarına karışabilirim,
kendi sınırları içinde öylesine sakinler ki. Durup, uzun uzun onlara bakarım. Ter döküp, durumlarından yakınmazlar. Karanlıkta uzanıp, günahları için gözyaşı dökmeler. Tanrı’ya karşı görevlerini tartışıp beni hasta etmezler. Bir tanesi bile tatminsiz değildir, bir tanesi bile sahip olma tutkusunun esaretinde delirmemiştir. Biri diğerinin veya binlerce yıl önce yaşamış kendi türünün önünde bize gelmez. 
Rica etmek veya yalvarmak yerine açıklamalar yap.” ayıptır sorması ama…?” yerine “ lütfen söyler misiniz?” veya ” bir sakıncası yoksa bunu geri alır mısınız?” yerine” bunu geri getirdim, çünkü beğenmedimi fark ettim”, “ ben bir saatliğine dışarı çıksam olur mu?” yerine “ ben bir saatliğine dışarı çıkıyorum, senin istediğin bir şey var mı?” demelisiniz. Sadece köleler ve mahkumlar izin almak zorundadır.
Eğer onlara ilk adları ile hitap etmekte zorlanıyorsan, kendine bunun nedenini sormalısın. Kendini gerçekten insanlara ilk adları ile hitap edebilecek kadar önemli bulmuyor olabilir misin?