Aşkının hayal gücüyle onu fazlasıyla kutsallaştırmış, bedensel bir yakınlık kuramayacak ölçüde mukaddes ve ruhani kılmıştı. Onu uzaklaştıran ve kendine imkansız görünmesini sağlayan, aslında Martin’in kendi aşkıydı. Arzu duyduğu tek şeyden, kendini aşkıyla mahrum etmişti.
Bazen insanlardan kusursuz olmalarını beklersiniz ve kusursuz olamadıkları için onlardan sonsuza kadar nefret edersiniz, oysa onların suçu değildir, sizin suçunuz da değildir. Yalnızca sahip olamadıkları için size veremeyecekleri bir şey istemişsinizdir.
Başkalarının talepleri bitmez, yalnızca çoğalır. Hep daha karmaşık, daha zordur. Bu da, diye düşünüyor, daha çok hayat, hayatın hep daha fazlası demenin bir başka yolu.