juliet rose

BİRİSİ BANA BU SAHNEYİ AÇIKLASIN AGLIYPRUM
"sorun yok," dedim. ... "her şey yoluna girecek," dedim. ... rahatlama -umut, herhangi bir şey- sonunda yüzünü aydınlattı. "sen-" "evet, öyleyim," dedim bilmek istediği her neyse, olası tek cevabı buydu.
Sayfa 431·Kitabı okudu
soğuk ay ışığının altında ona baktım; kırılgan, küçük ve korkmuştu. noel'den beri ona her baktığımda zihnimi ele geçiren binlerde soru karıştı, birleşti ve küçüldü, ta ki geriye yalnızca bir tanesi kalana dek.
Sayfa 431·Kitabı okudu
elinin yanına düşmesine izin verdikten sonra bana aynı çaresiz, umutsuz şekilde omuz silkti. "bana asla şu anda baktığın gibi bakmanı istemedim."
Sayfa 431·Kitabı okudu
o. kalbi küt küt atarken, yerde çömelmiş. "bana söylemedin." yalnızca bu gerçeğin diğerlerinden çok daha kötü olduğunu ağzımdan çıkana kadar fark etmemiştim. "neden bana söylemedin?"
Sayfa 430·Kitabı okudu