Ceren

Ceren
@wcerenn
13 okur puanı
Şubat 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·115 syf.··
2023 20. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2023 21:53
Hayat dediğimiz tek kelime o kadar çok şey anlatır ki bizlere.Uzunuyla kısasıyla içinde birçok duyguyu barındırır; acı, hüzün, mutluluk, umut, aşk... Kimileri o kadar uzun yaşar ama hiçbir şey sığdıramaz hayatına kimileri ise kısacık ömrünü öyle dolu dolu yaşar ki akıl sır erdiremeyiz. Mustafa Kutlu’nun bu kısa ama uzun hikayesi bizlere Anadolunun gerçeklerini yansıtır. İstasyon şefiyle, okul müdürüyle ya da çerçicisiyle Anadolu insanının yaşamını, düşünce tarzını ve kültürünü yakından tanımamıza yardımcı olur. "Dünyada ne adamlar var; yüzü insan,içi odun” Sadece okul müdürünü anlatmak için söylemez aslında bunu Mustafa Kutlu altında yatan anlam daha derindir. 16 yaşında olan ve babasıyla beraber kasaba kasaba gezen sürekli göç etmek zorunda kalan Mustafa’nın ağzından babasının hayatı anlatılmaktadır. Babasının karakteristik özelliklerinin bu duruma etkisi büyüktür. Dik duruşuyla, sözünden dönmeyişiyle ve açık sözlülüğüyle Mustafa’nın gözünün önünde bulunan en doğru örneklerindendir. Ayrıca Mustafa’nın vefası, kitap sevgisi ve cesaretinin de kaynağının babası olabileceğini düşünüyorum. Arkadaşınız için sevdiğiniz kızdan vazgeçebilir miydiniz veya arkadaşınız için o kızla konuşabilir miydiniz? Mustafa’nın küçük yaşına rağmen böyle bir davranış sergilemesi cesaretinin ve vefasının örneklerinden biridir. Bana göre hayatımızı anlamlandırıp şekillendirmemizde yararı olabilecek bir alıntıyla yazımı sonlandırmak istiyorum; “Geleceğin ne getireceğini kim bilebilir?”
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·185 syf.··
2023 21. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2023 20:29
Mustafa Kutlu rüzgarlı pazarın soğuğunu, yağmurunu, çamurunu her olayıyla her duygusuyla içimizi titreterek yüzümüzü gülümseterek anlatmaktadır. Her karakterin ayrı birer öyküsü vardır. Nimet'in, Cesur'un, Duran'ın, Doktorun ya da Dürümcü Baba'nın anlatacağı o kadar çok şey vardır ki… Bu insanların ortak birçok yönleri de bulunmaktadır. Örneğin vefaları, yoksullukları ya da hayattan yedikleri darbeler. Bizi biz yapan yaşadığımız olaylardır ve bu olaylara karşı tutumumuzdaki değişimdir. Onlar hayata küsmeyen ailelerini ve kendilerini geçindirmeye çalışan yürekli insanlardır. Hayata bir şekilde tutunarak aileme üç beş kuruş desteğim oluyor en azından düşüncesiyle kar kış demeden üst geçidin üzerinde kendilerine bir yer bulmak için direnen masum insanlardır. Üst geçit dediğimize bakıpta hafife almayın sakın. Her türlü insan vardır orada. Yaşlısından gencine köründen dilencisine hatta haraç kesenine kadar yoksullukla savaşan bir sürü insan bulunur. Çoğunun ortak derdi yoksulluktur. Kimi şapka, bere satar bir umut yağmur yağar da insanlar alırlar bizim de yüzümüz güler belki diye kimi ise kalem, pil satarak geçimini sağlamaya çalışır. Yoksulluk hakkında bu örnekler haricinde göze çarpan daha nice olay anlatılır kitapta bundan şikayetçi olan yazar ise yoksulluğu şöyle tanımlamaktadır; “Yoksulun evi uzaktır, kimseler görmez. Yoksulun sesi kısılmıştır kimseler duymaz. Yoksulun yüzü soğuktur kimseler bakmaz…” Peki yoksulluk sadece köylerde mi vardır? Ya şehirlerde durum nasıldır? Şehirlerde de durumlar aynıdır. Yazarın bu konuyla ilişkilendirebileceğimiz şu cümlelerini aktarmak istiyorum: “…Ama gelin görün ki, büyük şehrin kıyıcığında hala deniz görmemiş çoban çocukları çevre yolu kenarına pikniğe gidiyorlar. Yok olsun yoksulluk!..” Örneğin Dürümcü Baba sokak çocuklarını
Huzur
Rüzgarlı PazarMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 20114,374 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2023 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2023 16:11
Huzur biz insanların hayatlarını anlamlandıran ve yaşama tutunma direnci veren bir kavramdır. Bunun yanı sıra kalplerimize umut tohumları ekmemizi ve yaralı kalplerimizi iyileştirmemizi sağlar. Peki ya huzur her zaman var mıdır? Huzurun varlığı ve yokluğu arasında ince bir çizgi vardır. Aynı yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgi gibi. Ancak huzurun çizgisinin bir tarafında seven sevilen kalpler diğer tarafındaysa kendini her şeye herkese karşı kapatmış, büyük duvarlar örmüş yaralı kalpler vardır.Yaralı kalpleri iyileştirmek içinse iyi insanlara ihtiyaç duyarız. Bu yüzden huzur her zaman yoktur. Huzurun olmadığı zamanlarda mutluluk, heyecan, başarı gibi olumlu duyguların da bulunması beklenmez. Çünkü huzur hayatımızın konfor seviyesinde önemli artışlar yaratmaktadır. Örneğin güçlü aile ve dostluk bağları kurmamızı veya kendimiz gibi içimizden geldiğince davranmamızı sağlar. İşte Mustafa Kutlu'nun İyiler Ölmez adlı eserinde karakterler arasında bu huzur ortamı yaratılmıştır. Sıtkı, Civan, Fotoğrafçı Sarhoş Mustafa ve Doktor önemli sırdaşlar olmuş ve yaşadıkları küçük taşra kentinde bir sürü kişinin hayatının güzelleşmesinde katkıda bulunmuşlardır. Öldüklerinde dahi yaptıkları iyilikler unutulmayan hatta adlarında türbe yaptırılan güzel kalplerdir. O dönemlerde halk dayanışmayı birbirini koruyup kollamayı sever, hala sevmektedir ama eserde de bahsedildiği gibi büyük şehrin kalabalığı, pahalılığı gibi yaşam şartları bunları daha aza indirgemektedir. Örneğin büyük şehirlerde her dönem de var olan insan ilişkileri arasındaki çıkarcılıktan bahseden yazar bunu şu şekilde bizlere aktarmaktadır; “ Büyük şehirde böyle halis yağ-bal bulunmuyor. Her şeyin sahtesi, insan ilişkileri de öyle.” O zamanlarda olduğu gibi günümüzde kimse kimseye bu kadar çabuk güvenmiyor, iş bulmasına
Huzur
İyiler ÖlmezMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 20166,6bin okunma